Katil polisi aklamaya çalışıyorlar



Polisin hedef alarak katlettiği Kemal Kurkut’a ilişkin hazırladığı rapordaki çelişkilerin giderilmesi istenen Adli Tıp Kurumu, Kurkut’un “seken mermiyle öldüğü” yönündeki görüşünde ısrar etti.
Polislerin, “Doğrudan atışla mı seken mermiyle mi” katlettiği yönünde ATK ve Ulusal Kriminal Büronun farklı yönde rapor hazırladığı Kemal Kurkut davası bugün görülüyor.
Amed’de 2017’deki Newroz kutlaması sırasında polis tarafından açılan ateşle gazetecilerin önünde katledilen Kemal Kurkut davasında, mahkemenin hazırlanan raporlar arasındaki çelişkileri gidermek üzere yeni bir rapor düzenlemesini istediği Adli Tıp Kurumu (ATK), önceki raporunda olduğu gibi “Kurkut’un seken mermiyle öldürüldüğü” yönünde görüşünü tekrarladı.

Rapor 7 ay sonra
 ATK’nin hazırladığı raporunda Kurkut’un “seken mermi” ile, Ulusal Kriminal Büro’nun ise ilk raporunda “doğrudan atış”la, ikincisinde “sert zeminden seken mermi” ile katledildiği yönünde görüş bildirmesi üzerine mahkemenin raporlar arasındaki bu çelişkilerin giderilmesi istemiyle ATK’den talep ettiği rapor, 7 ay sonra tamamlandı. Polis Y. Ş.’nin “olası kasıtla adam öldürmekten” yargılandığı Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 10 Haziran 2019’da görülen duruşmada, raporlar arası çelişkilerin giderilmesi amacıyla istediği rapor, dava dosyasındaki delillerin yeniden değerlendirilmesiyle hazırlandı.

Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulu tarafından hazırlanan raporda, Kurkut’un vücudunda 2 ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası, 1 adet ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası bulunmasından dolayı “mermi çekirdeğinin sert bir zemine sekme sonucu mermi gömleği ayrılarak mermi çekirdeği nüvesinin sol ele isabet ederek, buradan sol kola kat edip vücuda girmesinin mümkün olduğu” görüşüne yer verildi.

Adaleti sektirme çabası
 Adli tıp uzmanı 24 kişinin imzasını taşıyan raporda, şu görüşe yer verildi: “Otopsisinde kişinin vücudunda iki (2) adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası, bir (1) adet ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası ile içerisinde gömlek parçası bulunan bir (1) adet ateşli silah mermi çekirdeği yarası tespit edilmiş olup, kişinin vücudunda elde edilen mermi çekirdeği nüvesinin ve gömlek parçasının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik İnceleme Şubesinde yapılan incelemesinde elde edilen bulgular, ölü muayene ve otopsi fotoğraflarının Kurulumuzda yapılan incelemesinde elde edilen bulgular, ateşli silah mermi çekirdeği giriş yaralarının lokalizasyonları ve traje özellikleri dikkate alındığında; Kişinin vücuduna isabet eden mermi çekirdeğinin sert bir zemine çarparak sekme sonucu gömleği ayrılarak sol elde oluşan yarayı oluşturarak cilt içerisinde kalmış olduğu, kolun uygun pozisyonunda mermi çekirdeği nüvesinin de sol kolu kat ederek tekrar vücuda girmesinin ve vücuttaki trajeyi oluşturmasının mümkün olduğu oybirliğiyle mütalaa olunur.”



Katil serbest ve görevli
Kemal Kurkut ile ilgili açılan dava duruşması, bugün Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. Tutuksuz tek sanık polis Y. Ş.’nin, “Olası kasıtla öldürmek”ten yargılandığı dava kapatılmak isteniyor.
Diyarbakır Valiliği’nin, katledildiği gün “Canlı bomba olduğu” yönünde kamuoyunu yanıltan açıklamasının akabinde, Dicle Haber Ajansı’ndan (dihaber) Abdurrahman Gök’ün cinayet anına ilişkin çektiği fotoğrafları yayınlamasıyla Valiliğin doğru söylemediği ortaya çıktı. Valilik, “Yanıltıldıklarını ve olay yerinde bulunan polislere soruşturma açıldığını” duyurdu.
Fotoğrafların yayınlanması ardından Y. Ş. ve O.M. isimli polisler gözaltına alındı. Bu isimlerden O.M. savcılık tarafından serbest bırakıldı. Kurkut’un ölümüne yol açan kurşunların kendi silahından çıktığı tespit edilen polis Y.Ş. ise tutuklanma talebiyle sevk edildiği Sulh Ceza Hâkimliği tarafından “Adli kontrol şartıyla” serbest bırakıldı. Savcı, serbest bırakılan Y.Ş.’nin tutuklanması için itirazda bulundu ancak hakimlik itirazı da reddetti.
Cinayetle ilgili başlatılan idari soruşturma kapsamında açığa alınan polislerden Y.Ş., 3 ay sonra görevine iade edildi. Olaydan sonra basın ve protokol girişindeki zırhlı polis araçları ve çevrede bulunan sitelerin güvenlik kameralarının görüntüleri toplanarak incelemeye alındı.

7 ay sonra iddianame
 Gazetecilerin gözleri önünde işlenen cinayete dair iddianame ise Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ancak 7 ay sonra hazırlandı. Polis Y.Ş.’nin “Olası kastla öldürme” suçundan müebbet hapisle cezalandırılması talebinde bulunulan iddianame, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Diğer polis O.M. hakkında ise takipsizlik kararı verildi.

Tutuklanmadı bile
 Açılan davanın ilk duruşması, 14 Aralık 2017’de görüldü. Katil polis olaydan 9 ay sonra ilk kez hakim karşısına çıktı. Hem bu duruşmada hem de 26 Nisan ve 20 Eylül’de görülen ve sonraki her duruşmada polis hakkındaki tutuklama talepleri kabul edilmedi. Mahkeme heyeti, dosyadaki mevcut delil durumu, olayın oluş şekli ve delillerin tam olarak toplanmamış oluşunu gerekçe göstererek, sanığın tutuklanması yönündeki talebi reddetti.
MA/AMED

Yorumlar