Dilin kültür ve kimliğin taşıyıcısı olduğunu
söyleyen Jıneps Gazetesi Yayın Kurulu üyesi Serap Canbek, “Türkçe konuş
emri ile Anadolu toprakları diller hapishanesine çevrildi. Çocuğum
Çerkesce bilse ne olur, bilmese ne olur diyenler de oluyor. Dillerini
biliyor olmalarının onurlu bir eylem olduğunu insanlara öğretmek
gerekiyor” dedi.
SAFİYE ALAĞAŞ / JİNNEWS/İSTANBUL
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün
(UNESCO) “Tehlike Altındaki Diller Atlası”na göre, Türkiye’de tehlike
altında olan 18 dil var. Bu diller arasında Çerkeslerin kullandığı ve
Kuzey Kafkasya dilleri denilen Adigece, Abazaca, Çeçence ve Osetçe
giriyor. 2005’ten bu yana aylık olarak çıkan ve Çerkeslerin sesi olan
Jıneps Gazetesi Yayın Kurulu üyesi Serap Canbek, bir dilin yaşayabilmesi
için üzerindeki baskıların kalkması gerektiğinin altını çizdi.
Günümüzde Adigece, Abazaca ve Çeçencenin durumunun içler
acısı olduğunu söyleyen Serap Canbek, bu dillerin dernekler bazında bir
takım kurslar ile gelecek nesle aktarılmaya çalışıldığını ifade etti.
2012-2013 yılları arasında çıkan anadilde eğitim yasasını hatırlatan
Canbek, o dönem Abazaca, Çerkesce ve Adigece dillerinde sınıflar
açıldığını belirtti. Ancak sınıfların açılabilmesi için kontenjanın 10
kişi olması gerektiğini vurgulayan Canbek, “Çerkeslerin yoğun yaşadığı
yerlerde bile umulduğu kadar sınıflar çıkmadı. Bence bu da bir
kandırmacaydı. Çünkü haftada sadece iki saat ders görecekler. İki saatte
hiçbir şey öğretilemezdi. Çerkeslerin yoğun yaşadığı bölgelerdeki
derneklerde kurslar açılıyor. Bu arada bazı illerde halk eğitim
merkezlerinde açılan kurslar var. Ancak bunlarla nereye varılabilir.
Bundan pek umutlu olduğumuz söylenemez” dedi.
Dil kültür ve kimliğin taşıyıcısıdır
Uluslararası anlaşmalara göre anadilin devletler
tarafından garanti altına alınması gerektiğini belirten Serap Canbek,
anadil hakkının da insan hakları kapsamında olduğunu vurguladı. “Çünkü
dil sadece insanların iletişimini sağlayan bir araç değil. Aynı zamanda
kültür ve kimliğin de taşıyıcısıdır” diyen Canbek, “Bunlar gönüllü
çalışmalarla değil devletlerin sağlayacağı olanaklarla nesilden nesile
aktarılmalıdır. Türkiye’deki durumu hepimiz biliyoruz. Dil bugün
Türkiye’deki tüm halkların ortak kaygısı ve sorunudur” şeklinde ifade
etti.
Dilin geçmişe dair her şeyi barındırdığının altını çizen
Canbek, şöyle konuştu: “Dil halkın ruhu gibi bir şey. Kültürü, bütün
söylenceleri ve kimliğe dair ne varsa hepsini dil ile aktarıyorsun.
Bugün benim anadilimdeki bir cümleyi Türkçeye çevirmeye kalktığımda çok
şey eksik kalıyor. Belki Adigece tek bir kelimeyi üç dört Türkçe kelime
ile anlatmam gerekiyor. Adigece’de beni ağlatan şey Türkçeye
çevrildiğinde hiçbir duygu hissettirmiyor. Tüm dillerin kendi ritmi var.
Dolayısıyla dil olmadığında da kültürden ve kimlikten bahsetmek
olanaksız gibi geliyor. Dilin kayıp olması kimliğin de kayıp olması
demektir. Yani bundan 30 yıl sonra birilerinin sadece ‘benim anneannem,
babaannem Çerkesdi’ diyeceğini düşünüyorum. Diyeceksiniz ki dil bunun
neresinde. Çünkü kültürü dil ile aktarmanız gerekiyor. Dolayısıyla dil
olmadığında kültür de aktarılamaz.”
Anadolu toprakları diller hapishanesi
Anadolu topraklarının diller, kültürler açısından çok
zengin olduğunu ifade eden Serap Canbek, ancak 1930’lara gelindiğinde
devletin köylere “Vatandaş Türkçe konuş” tabelaları astığını hatırlattı.
Sonrasında yaşananları Çerkesler özelinde anlatan Canbek, “1930’lara
geldiğimizde aslında insanlar Çerkesce konuşuyordu. Türkçeyi ilkokulda
öğreniyorlardı. Fakat Türkçe konuş emri ile anne ve babalar çocuklarına
‘aman ha sakın Çerkesce konuşma’ demeye başladı. Sonrasında halklar
asimilasyonun kirli yüzü ile karşılaştı. Örneğin Kafkasya dillerinden
olan Ubihça, Anadolu topraklarından yok oldu. Türkçe konuş emri ile
Anadolu toprakları diller hapishanesine çevrildi” diye konuştu.
UNESCO Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlası Editörü Chris
Molesey’in “Anadil hanenin dışına çıkamadığında, anadilin yasal ve
kültürel bir statüsü olmadığında, o dili konuşan insanlar da kendini
daha aşağı görürüler” sözünü hatırlatan Serap Canbek, şunları dile
getirdi: “Türkiye’de yapılan tam da bu. Ötekileştirilme ve
başkalaştırmanın farklı yolları deneniyor. Bugün geldiğimiz noktada
birileri sokakta Kürtçe konuştuğu için öldürülebiliyor. Çerkeslere de
‘siz niye anadil diyorsunuz. Kimse size bu ülkede bir şey demiyor. Sizi
çok seviyorlar’ diyorlar. Hayır, benim dilim kültürüm yok oluyor. Buna
karşı çıkmalıyız. Bunun mağduru olan ve Anadolu’da yaşayan tüm halklar
bence el ele vermeli ve birlikte mücadele etmelidir. Anadil hakkımızı
kazanmalıyız. Bu hakkın aslında verilmesi gerekiyor.”
Anadili konuşmak onurlu bir eylem
Canbek Çerkes dillerinin yaşaması için anne babaların
çocukları ile anadilleri ile konuşması gerektiğinin altını çizdi ve
ailelere şu önerilerde bulundu: “Biz ailelere çocuklarınız Çerkesce
konuşsun diyoruz. Ancak bütün dünyaya baktığımızda İngilizce, İspanyolca
varken anne babalar çocuklarının Çerkes diliyle vakit kayıp etmesini
istemiyor. Türkiye’de yaşıyoruz, eğitim dili Türkçe. Bunun yanında bir
de İngilizce öğrenmelerini istiyorlar. Yani Türkiye’deki halklar için
anadil biraz fantezi gibi oldu. Anadilini konuşuyorsan bu anne babaları
biraz korkutuyor, ürkütüyor. Çocuğum Çerkesce bilse ne olur, bilmese ne
olur diyenler de oluyor. Derneklerimiz dilin yaşaması için bir sürü
çalışma yapıyor. İnsan hakları aktivistleri gönüllü çalışmalar
yürütüyor. Ne yazık ki yetersiz kalıyor. Dillerini biliyor olmalarının
onurlu bir eylem olduğunu insanlara öğretmek gerekiyor.”
Jıneps gazetesi
Jıneps, İstanbul’da basılan ve tüm abonelerine Türkiye’den
gönderilen Türkçe aylık bağımsız siyasal gazetedir. İlk sayısı 2005
yılı Aralık ayında “Jineps” adıyla yayınlanan gazetenin adı iki yıl
sonra “Jıneps” olarak değiştirildi. Gazetenin adı Çerkes dilinde “çiy”
anlamına geliyor.
Gazete başta Çerkesler olmak üzere Kafkasya halklarının
sorunlarını dile getirdiği, gelenek ve kültürlerini tanıttığı bir mecra
olmanın yanı sıra politik içerikli yazılara, işçi mücadelesini ve
demokrasi mücadelesini işleyen haber, derleme ve çevirilere yer veren
bir yayın. Gazetede, Kafkasya’dan özgün güncel haberlere de yer
veriliyor.
Gazetenin sloganı ise ”Bağımsızlık, demokrasi, özgürlük ve birlik”.
Yorumlar
Yorum Gönder