Türk devletine bağlı çetelerin kontrol edeceği bir Libya’nın, bütün Arap ülkeleri ve Avrupa için büyük tehdit olduğunu belirten Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Eşbaşkanı Ebdil Hamid El Mihbaş, Suriye’de QSD güçleri karşısında tutunamayan çetelerin, Libya’ya transfer edildiğini söyledi.
Türk devletinin desteklediği El Kaide ve DAİŞ gibi radikal dinci çetelerin Libya’da kontrolü ele geçirmesinin tüm dünya için büyük bir tehdit olacağı, baskın bir görüş.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Eşbaşkanı Ebdil Hamid El Mihbaş da “Hafter yönetimindeki Ulusal Ordu’nun Libya’nın tüm sınırlarını koruması sadece Libya için değil komşu ülkeler ve tüm dünya için de önemlidir. Radikal grupların Libya’yı kontrol etmesi Avrupa devletleri için de büyük tehlike taşıyor” diyerek büyük tehlikeye dikkat çekti.
Afrika coğrafyasında Libya’nın önemi nedir? Libya’da savaşan güçler kimlerden oluşuyor? Mustafa Fayyez El Sarraj başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti kimlerden oluşuyor? General Halife Hafter başkanlığındaki Libya Ulusal Ordusu’nun yapısı ne? Arap ülkeleri ve Avrupa Birliği ülkeleri neden Hafter’i destekliyor?
Suriye Özerk Yönetimi Eşbaşkanı Ebdil Hamid El Mihbaş bütün bu konularda Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Gazeteci Abdurrahman Gök’e konuştu.
Arap ülkeleri ve Afrika’yı etkiliyor
Libya’nın yeraltı kaynakları bakımından Arap devletleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten El Mihbaş, “Özellikle petrol bakımından Kuzey Afrika’da stratejik bir öneme sahip bir ülke. Akdeniz’e kıyısı olması ve petrolün Akdeniz üzerinden Avrupa Birliği ülkelerine satılmasını koordine etmesi de önemini arttırıyor. Yine Libya’yı önemli kılan bir diğer nokta, Afrika Birliği ve Arap Birliği’nin oluşumu aşamasında kurucu üyeler arasında bulunması. Bu konumu nedeniyle bu ülkede yaşanan ve olası yaşanacak birçok sorun, Arap ülkeleri ve Afrika’yı da etkileme potansiyeli taşıyor” dedi.
Mısır Müslüman Kardeşler’den çok çekti
Türk devletinin desteklediği Müslüman Kardeşler kökenli, askeri yapısı DAİŞ, El Nusra ve El Kaide gibi radikal dinci çeteler olan Trablus merkezli Libya Mutabakat Hükümeti’ne (GNA) karşı General Halife Hafter başkanlığındaki Libya Ulusal Ordusu (LNA), ülkenin büyük bir bölümünü kontrol ediyor.
Türkiye’nin müttefiği Katar dışında Arap ülkelerinin ezici bir çoğunluğu da Hafter’i destekliyor. El Mihbaş, Hafter’i destekleyen ülkeleri ve nedenini şöyle anlatıyor: “Libya’daki son gelişmelere bakıldığında, General Halife Hafter’in başta Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (İmarat) ve Suudi Arabistan olmak üzere Arap ülkelerinin desteğiyle Trablus’u kontrol eden DAİŞ gibi terörist örgütler ve silahlı Müslüman Kardeşler’i yenmek için çabaladığını görüyoruz. Özellikle Mısır, Hafter başkanlığındaki Ulusal Ordu’yu neden destekliyor. Çünkü terörist grup Müslüman Kardeşler’den çok çekti. Yine Ulusal Ordu’nun Libya’nın tüm sınırlarını koruması sadece Libya için değil komşu ülkeler ve tüm dünya için de önemlidir. Radikal grupların Libya’yı kontrol etmesi Avrupa devletleri için de büyük tehlike taşıyor. Özellikle İtalya için bu tehlike daha fazla. Hafter kontrolündeki Ulusal Ordu, Sirte’yi kontrol altına almadan önce her gün binlerce kişi Sirte üzerinden İtalya’ya geçebiliyordu.”
QSD karşısında tutunamayan gruplar Libya’ya transfer oluyor
Türkiye’nin Fayyez El Sarraj başkanlığındaki Libya Mutabakat Hükümeti’ne verdiği destek, Arap ülkelerinin tepkisine neden oluyor. Gerek Türkiye-Libya deniz sınırı anlaşması, gerekse de Meclis’te kabul edilen Libya’ya asker gönderme tezkeresi, Arap ülkelerinin yanı sıra Avrupa Birliği ülkelerinin de sert tepkisiyle karşılandı. Bunun yanı sıra DAİŞ ve El Nusra adı altında Suriye’de savaştırılan ve QSD karşısında yenilgi yaşayan grupların da Türkiye üzerinden Sarraj Hükümeti’ne destek için Libya’ya transfer edildiği tartışmaları yürütülüyor. Bu konuda da El Mihbaş, şunları söyledi: “Suriye’de yıllardır halklara karşı savaştırılan çete gruplar, şimdi Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eliyle Libya’ya gönderiliyor. Bu gruplar, QSD karşısında tutunamayıp Türkiye’ye kaçan gruplardır. Şimdi de Libya’da çoğunluğu Müslüman Kardeşler’in hükmünde olan grupların yer aldığı Sarraj Hükümeti’ni desteklemek için Libya’ya transfer ediliyorlar. Çünkü şu an Müslüman Kardeşler’in liderliğini Türk Cumhurbaşkanı yapıyor. Libya’da radikal grupların yenilmesiyle çözümün uzak olmayacağını düşünüyoruz. Bunun için de Arap ve uluslararası güçlerin desteğiyle bu daha hızlı olabilir. Çünkü Libya’daki karmaşıklığın uzun sürmesi bütün dünya devletlerini etkileyecektir.”
Libya halkı başarıya ulaşacak
El Mihbaş, Libya ve Suriye arasında ciddi bir fark olduğunu belirterek, “Suriye’de birçok halk ve inanca sahip insanlar yaşıyor. Ancak Libya’da sadece Müslüman Arap halkı yaşıyor. Ve burada aşiret sistemi çok güçlü ve bütün Libya topraklarında önemli bir etkiye sahip. Halkın bir an önce istikrarını sağlayan bir Libya’ya kavuşmasını diliyoruz. Libya halkı da bölgedeki diğer ülkeler gibi terör saldırılarına maruz kaldı, yerlerinden edildi. Ancak Libya Ordusu ve halkın, ülkelerinin güvenliğini sağlayacaklarını ve başarıya ulaşacaklarını düşünüyoruz” dedi.
Esas olan Libya halkının iradesi
Libya’da dış güçlerin müdahalesine karşı olduklarının altını çizen El Mihbaş, son olarak şunları ifade etti: “Bizler Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi olarak Libya halkının değişim iradesi ve diktatör bir yapıyı reddetme çabasını saygıyla karşılıyoruz. Tabi burada askeri güçle ve yabancı dış ülkelerin müdahalesiyle yaratılacak bir değişimi desteklemiyoruz. Çünkü bu tür müdahaleler beraberinde özellikle radikal ve terör gruplarının yayılmasını beraberinde getiriyor.”
El Mihbaş kimdir?
Suriye’de iç savaştan önce emniyet müdürlüğünde polis olan ve savaş sonrası rejime karşı mücadele etmeye başlayan Ebdil Hamid El Mihbaş, memleketi Reqa (Rakka) QSD tarafından özgürleştirilmesiyle birlikte Reqa Sivil Meclisi’nin kuruluş çalışmalarında yer aldı. Suriye Demokratik Meclisi (MSD) üyesi olan ve Suriye Gelecek Partisi kuruluşunda da görev alan El Mihbaş, halen Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Eşbaşkanlığı görevini sürdürüyor. HABER MERKEZİ
Hafter ilerlemeyi sürdürüyor
19 Ocak’ta Berlin’de Almanya Başbakanı Angela Merkel’in ev sahipliğinde 12 devletin yanı sıra AB, BM, Arap Birliği ve Afrika Birliği gibi kuruluşların katılımıyla yapılan Libya Zirvesi’de bir çok kararın kendi lehine çıkmasını sağlayan General Halife Hafter’in yönettiği Libya Ulusal Ordusu (LNA), savaş sahasında da büyük ilerleme kaydediyor.Geçtiğimiz günlerde önemli liman kenti Sirte’yi Libya Mutabakat Hükümeti’nden alan Hafter güçleri, dün de bu kente yakın bir alandan daha iç bölgelere operasyon düzenledi ve çok sayıda yeri aldı. Libya Ulusal Ordusu, Müslüman Kardeşler orjinli Libya Mutabakat Hükümeti’nin elindeki önemli kentlerden Mistura’nın güneyine düşen Quddiyah, Wadai Zamzam kentlerini çetelerden temizledi.
Yine Mistura’nın 100 kilometre güneyindeki Abu Qurain kentinde bağlı çok sayıda köy de Hafter güçlerinin konrolüne geçti. Geçen hafta sonu da AKP-MHP destekli Libya Mutabakat Hükümeti’nin merkezini ablukaya alan Hafter güçleri, Trablus ve çevresinde hava sahasını uçuş yasak bölge ilan etmişti. BİNGAZİ
Erdoğan’ın gezisi Libya’yla bağlantılı
AKP’li Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, dün başladığı Cezayir, Gambiya ve Senegal’i kapsayan Afrika gezisini 28 Ocak’ta sonlandıracak.Geziye ilişkin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Erdoğan, Cezayir, Gambiya ve Senegal’e ziyaret gerçekleştirecek.
Erdoğan’ın özellikle Cezayir ziyaretinin Libya ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. Erdoğan, Cezayir ziyaretinde muhatabı mevkidaşından Libya’da desteklediği Libya Mutabakat Hükümeti için destek arayacak. Erdoğan kısa bir süre önce de Libya’ya komşu olması itibariyle çeteleri için Cezayir ve Tunus’ta üsler kurmak için bu ülkeleri ziyaret etmiş ancak umduğu desteği alamamıştı. HABER MERKEZİ
Yorumlar
Yorum Gönder