Tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren 74
yaşındaki hasta tutuklu Nebi İlhan’ın doktorunun yaşama şansını ‘yüzde
10’ olarak ifade etmesine rağmen tahliye edilmesi için 4 kez başvurulan
ATK, “cezaevinde kalabilir” yönünde rapor verdi.
Siirt E Tipi Cezaevi’ndeki hasta tutuklu 74 yaşındaki Nebi İlhan, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Siyasi gerekçelerle yargılandığı davadan 6 yıl ceza alan
ve geçen hafta Siirt Devlet Hastanesi’nde ameliyat olduğu belirtilen
hasta tutuklu 74 yaşındaki Nebi İlhan, önceki gün sabah saatlerinde
bulunduğu hastanede yaşamını yitirdi. Yaklaşık 2 yıldır cezaevinde olan
ve cezaevine girmeden önce de 2 kez baypas ameliyatı geçiren İlhan’ın
hem şeker hem de tansiyon hastasıydı. Bir aydır Siirt Devlet
Hastanesi’nde tedavi altına alınan İlhan’ın, iç organlarında oluşan
tümörden kaynaklı iki gün önce ameliyat olduğu bildirildi.
4 kez başvurdu
74 yaşındaki hasta tutuklu İlhan’ın doktorunun yaşama
şansını ‘yüzde 10’ olarak ifade etmesine rağmen tahliye edilmesi için 4
kez başvurulan ATK, “cezaevinde kalabilir” yönünde rapor verdi.
Tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren İlhan’ın cenazesi, Siirt merkezdeki Zevye Mezarlığı’nda defnedildi.
Tutsakların ölmelerini bekliyorlar
Hasta tutukluların durumuna dikkat çeken HDP Siirt
Milletvekilli Meral Danış Beştaş, cezaevlerinden cenazelerin çıkmasının
sürekli bir hal aldığını ifade etti.
Beştaş, “Nebi İlhan son bir ayını hastanede geçirmesine
rağmen tahliye kararı çıkmadı. Bu ve buna benzer çok sayıda tutsak var.
Mahkemeler bu konuda tahliye kararı vermiyor. Tutsakların ölümlerini
bekleyen bir mahkeme var. Nebi İlhan’ın öleceği neredeyse kesin ama ATK
‘cezaevinde kalabilir’ raporu veriyor. Bu ölümlerin sorumlularından biri
de ATK’dir. Cezaevlerinde tek bir hasta tutsağın cenazesinin çıkmaması
için adım atılmalı” dedi.
Bu neyin intikamıdır?
Hasta tutsaklara yaklaşımın “intikam” boyutuna vardığını
söyleyen Beştaş, “Neyin intikamıdır bu? Niye bu kadar pervasızca bir
saldırı gerçekleştiriyor?” diye sordu.
İlhan çok yaşlı olmasına rağmen cezaevinde ölmesi
beklendiğini ifade eden Beştaş, benzer şekilde hasta tutuklu Mehmet Emin
Özkan için yapılan bir çok başvurunun da benzer şekilde görmezden
gelindiğini ifade etti.
SİİRT
Çıplak aramayı reddetti işkence gördü
Hakkari Cezaevi’nden Van T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk
edilen Mervan Dündar’ın, çıplak aramayı reddettiği için gardiyanlar
tarafından darp edildiği belirtildi.
Hakkâri Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Dündar’ın, 6
Ocak’ta Van T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildiği belirtildi. Van’daki
cezaevinde çıplak aramaya tabi tutulmak istenen Dündar’ın, çıplak arama
dayatmasına karşı çıkması üzerine gardiyanlar tarafından darp edildiği
kaydedildi. Revir ve hastaneye götürülmeyen Dündar, 2 gün boyunca tek
kişilik koğuşta bekletildiği ifade edildi.
Yüzü, gözü morarmıştı
Van T Tipi Kapalı Cezaevi’ne giderek 9 Ocak’ta eşi ile
görüşen Meryem Dündar, cezaevinde görüş öncesi yapılan aramaların taciz
boyutuna ulaştığını dile getirerek, gardiyanların üzerlerinde
istemedikleri eşyaları çıkarmak zorunda kaldığını ifade etti. Dündar,
“Görüşe gitmeseydim eşimin bu durumunu öğrenemeyecektim. Eşim ben
üzülmeyeyim diye durumunu bana anlatmadı. Görüş odasına gelince yüzünü
saklamaya çalıştı. Onu yüzü, gözleri morarmış görünce gardiyanlara tepki
gösterdim. Cezaevi müdürünü ile görüşmek istedim, fakat benden sonra
eşime daha kötü bir şey yapacaklarından dolayı tedirgin oldum. Eşim
kendisine çıplak arama dayatıldığını ve kabul etmeyince bu şekilde darp
edildiğini söyledi. Eşim ‘6 veya 7 kişi birlikte üstüme çıkıp darp
ettiler’ dedi. Darp edildikten sonra ne revire ne de hastaneye
götürülmüyor. Darp edildikten sonra tekli bir koğuşta 2 gün
bekletiliyor. Eşimin sırtına bakmak istedim, fakat göstermedi” dedi.
Eşinin durumu için avukatlarının Van Barosu’na dilekçe
gönderdiğini söyleyen Dündar, İHD ve Diyarbakır Barosu’na başvuruda
bulunacağını belirtti.
VAN
Cezaevinde sis yasağı
Kırıkkale F Tipi Kapalı Cezaevi’nde olan tutuklular, tek
kişilik ringlerde hastaneye sevk edildiklerini, kelepçeli muayene
dayatıldığını ve kameralar olmasına rağmen sisli havalarda havalandırma
alanına çıkarılmadıklarını belirtti.
Kırıkkale F Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan tutuklular
Ekim-Kasım- Aralık ayında yaşadıkları hak ihlallerini ailelerine
gönderdikleri mektupla aktardı.
Tutuklular gönderdikleri mektupta hak ihlaline maruz
kaldıklarını bu hak ihlalleriyle ilgili Ceza İnfaz Müdürlüğü, Cezaevi
Savcılığı, Ağır Ceza Mahkemesi ve Sulh Ceza Hakimliği’ne yaptıkları
başvurulardan sonuç alamadıklarını belirtti. Tutuklular başvurularında
cezaevi lehine kararlar alındığını ve bu kararlar sonrası hak
ihlallerinin de artarak devam ettiğine dikkati çekti.
Her şey yasak!
Tutuklular tarafından hazırlanan 3 aylık raporda yaşanan hak ihlalleri şöyle sıralandı:
- Tutuklu ve hükümlü sayısı artarken, tedavi olma taleplerimizde tek kişilik ring araçları dayatılıyor.
- Götürüldüğümüz hastanelerde doktorlar kelepçeli muayene dayatıyor, bundan kaynaklı sağlığa erişim hakkımız engelleniyor. Bu sorunlar nedeniyle tedavi olamayan tutsakların hastalıkları ağırlaşıyor, kontrol ve tetkikler yapılamadığı için ağır hasta tutukluların durumları kötüleşiyor.
- Yayınlar düzensiz verildiği gibi mektupların engellenmesi ile karşı karşıya kalıyoruz.
- Makas kullanımı yasaklandı ve hücrelerdeki küçük kağıt makaslarına el konuldu.
- Ziyaret günlerinde ailelerimize ve yakınlarımıza odalarımızdan götürebildiğimiz yiyecek ve içecekler yasaklandı.
- Havalandırma ve cezaevinin tümünde kameralar konulmuş durumda. Havalandırma kamera ile izlenmesine rağmen sisli havalarda ‘güvenlik’ gerekçesiyle havalandırmaya çıkarılmıyoruz.
- Kantinde satılan ürünler pahalı, yemekler yenilemeyecek durumda.
- Sık sık arama adı altında odalara baskın yapılıyor ve eşyalarımız dağıtılıyor.
- Kısa dalga radyolara el konuldu, açık görüşe çıktığımız haftalarda atölye ve spor faaliyetlerine izin verilmiyor.
KIRIKKALE
Yorumlar
Yorum Gönder