Evli ve iki çocuk babası Konya Kürtlerinden Hamza Tolhildan geç kalmışlık telaşıyla canla başla sarıldı özgürlük mücadelesine.
DÎLAN REŞVAN
Hamza Tolhildan veya Gökan Bulut… O yüreklere dokunan
biriydi. Orta Anadolu’da yurtsever bir ailenin çocuğu olarak dünyaya
gelen Hamza Tolhildan, Kürdistan gerçekliğini Avrupa’ya göç ettikten
sonra tanır ve Kürt halkının özgürlük mücadelesinin haklılığını görür.
Bunun üzerine uzun yıllar boyu Avrupa’da çeşitli faaliyetlerde yer alır.
Orta Anadolu’dan Kürdistan dağlarına giden yolculuğa dair konuşurken,
bir arkadaşım bu yolculuğu şöyle tariflemişti: “Konya’da kendi
gerçekliğini unutturulmak üzere ovalara sürülmüş bir insanın hakikat ve
evrensel değerler uğruna çıktığı arayıştır; perspektiftir.” Yerinde bir
tespitti bu. Bu arayışın peşine düşen Hamza Tolhildan, evli ve 2 çocuk
babası olmasına rağmen, Kürt halkının özgürlüğü için daha fazla mücadele
etmenin gerekliliğinin bilincine vararak, gerilla mücadelesinde yer
alır.
Devrimci Halk Savaşı’nın yükünü omuzlamak adına 2012’de
gerilla saflarına katılan Hamza Tolhildan, saflarda bulunduğu vakit,
arkadaşları arasında olgun ve sade kişiliği ile bilinir. Katılmanın geç
kalınmışlık telaşı olacak ki, dağlara canla başla sarıldığı anlatılır.
Şehadetinden sonra hakkında yazılanlardan da anlaşılır, Hamza
Tolhildan’ın mütevazı duruşu, çalışkanlığı ve emekçi yapısı, fedakar
kişiliği ve nerede ihtiyaç varsa mutlaka orada olmayı esas alan
anlayışıyla pratik görevlere yaklaşan, duruşuyla gittiği her alanda halk
tarafından sevilen militan kişiliği. Ve sadece arkadaşları arasında
değil, Güney Kürdistan halkının da gönlünde yer edinmiştir.
Hamza Tolhildan’ı bu şekilde anlatmak yeterli gelmiyor.
Onu anmak, onu bizzat tanıyanların ağzından duymak daha değerli.
Yaklaşık iki yıl kendisiyle birlikte mücadele alanlarında kalan Serhat
Amed ile uzun bir sohbet ederek, hem Hamza arkadaşı hem de kendisinin de
dahil olduğu Orta Anadolu Kürt gerillaları üzerine konuştuk.
Sözü çok uzatmadan Serhat Amed’e veriyorum…
“O şehit düşmeden de önce sürekli söylediğim bir şey
vardır: Meleksi bir yapısı vardı. Yeryüzünde kanatsız bir meleği bana
sorarsanız ben Hamza’yı tarif ederim. Yaşama katılışı, emekçi yanı
gerçekten müthişti. Hamza arkadaşın yaşama katılımı dervişvari idi.
Verdiği emeğin hesabını yapmayan biriydi. Bu da onun en belirgin
özelliğiydi. Canla başla çalışan, emekçiliği çok değerli bir
arkadaşımızdı.
Hamza arkadaşın bir diğer özelliği de çok canlı olmasıydı.
Orta yaşlarda olmasına rağmen öyle hareketliydi ki… Çok genç bir ruhu
vardı. Kış aylarında dahi mont giymezdi, yaz kıyafetleriyle kışa
girerdi.
Hamza arkadaşın aksaklık çektiğini, yorulduğunu ya da
hastalandığını ne duydum ne gördüm. Sürekli aktifti. Bazen gereğinden
fazla görev üstlenirdi. Zaten yoğun olan çalışmalara rağmen sürekli ağır
işleri üstlenirdi. Bazen eleştirirdim onu; kendisine bu kadar
yüklenmesini doğru bulmazdım. Çünkü işlerimiz yeterince yoğun ve
ağırdır. Ama o bir gün bile bu yoğunluktan şikayetçi değildi.
Hamza arkadaş katılmadan önce evli ve çocukluydu. Bu
konuda hiç konuşmazdı. Çok çalışkan olmasının yanı sıra çok sessiz,
çekingen bir arkadaşımızdı. Çok genç yaşta katılmadığı için olması
gerekir ki bir geç kalınmışlık telaşı ve heyecanı vardı.
Onunla muhabbet ettiğimizde yurtdışındaki yaşamından
bahsederdi. Koşullarını anlatırdı. Tabii pişmanlıklarından da söz
ederdi. Kuzey Kürdistan’da savaş sahalarına gidememesindeki en büyük
engelinin evliliği olduğunu söylerdi. Bazen bu konuda içerlenirdi. Bunu
çok istediğini ifade ederdi ve zaten kendisini tanıyan bilir; Hamza
arkadaş gerillacılığını geliştirmeyi çok isterdi.
Hamza Tolhildan Orta Anadolu Kürtleri’nden idi. O yörenin gerillalarını Kürdistanlılardan farklı kılan nedir?
Anadolu Kürtleri, Kürdistan’da yaşamamanın şanssızlığını
yaşasalar da kısmen daha şanslı olan Kürtlerimizdendir. Onlar, faşizmin
en belirgin olan, düşman zihniyetinin olduğu yerin ortasında
yüzyıllardır yaşamalarına rağmen kendini koruyabildi. Buna rağmen bir de
yurtseverliği koruyabilmek üstüne de Kürt Özgürlük Hareketi’ne
katılmak, büyük bir özveri ister. Bu da bana göre muhteşem ve takdire
şayan bir durum. Şahsen ben Orta Anadolu Kürtlerini gördüğümde çok mutlu
oluyorum. Onların verdikleri moral ve motivasyon çok farklı.
Dolayısıyla nicelik olarak çok katılımı olmasalar da nitelikleri
yoğundur. Çünkü Anadolu Kürtleri kültürel değerlere açtır. Bugünlere
zorlukla getirdikleri geleneklerin değerini çok iyi bilirler. Hamza
arkadaş da o yörenin insanıydı. Tüm bu özellikleri taşırdı. Ayrıca
Kürtçesinden de anlaşılıyordu. Yöre ağzı konuşurdu.
Orta Anadolu Kürtleri şanslılar dediniz… Bunu biraz açar mısınız?
Etrafı çitle çevrili bir bahçe düşünün… Etrafınız çakal ve
kurt doluyken siz o bahçenin içerisinde yaşamaya çalışıyorsunuz. O
bahçede bir yaşam sürdürüyorsunuz; orada kendinizi eğitiyorsunuz, kendi
geleneklerini koruyorsunuz ve hiçbir şekilde kendinizi o çakallara ve
kurtlara teslim etmiyorsunuz. Doğal olarak bu, bir nicelik ortaya
çıkarıyor. Bu da avantajdır. Bu yüzden şanslılar.
Hamza Tolhindan ile bir anekdotunuzu bizimle paylaşır mısınız?
Barış süreci bittikten sonra hava saldırıları başladı.
Heval Hamza’nın o dönem çok tedbirli davrandığı görünürdü. Bazen
arkadaşlar kendisine takılırdık; korktuğunu ifade ederdik. Ancak o bunun
karşısında çok doğru sözler sarf ederdi: “Bir gün şehit olacaksam eğer
düşmanla savaşırken olsun.” Gerçekten haklıydı. Düşmanla göz göze
muharebe varken hava saldırılarıyla şehit düşmek ağır gelecekti. Hamza
arkadaş bunun farkındaydı. Bu durum, ailesi için de çok zor olurdu.
Peki nasıl şehit düştü?
Ne yazık ki korktuğu başına geldi… Hava saldırı sonucu şehit düştü…
Hatırladığında gülümsediğin anılarından bahsedebilir misin?
Çok takılırdık, gülerdik. Bir tanesinden söz edeyim…
Cihazlarımızın kodları vardır. Arkadaşlar arasında ne olabiliri
düşünürken yeni katılmış bir arkadaşımız Sibel ismini önermişti. Ben de
orada, “Hamza arkadaş sen de yengenin ismini öner; bir hatırası olsun en
azından” dedim. Buna tepki göstermişti, kızmıştı ama biz çok gülmüştük.
Tabii bunu toplantıya taşıyıp beni eleştirmek istedi ama somut örnek
vermeden, benim için, “benimle uygunsuz bir üslupla konuşuyor” dedi.
Tabii o kadar yüzeysel eleştirdi ki bir türlü söyleyemediği için, meramı
anlaşılmadı. Durum böyle olunca biz bir kez daha güldük…
Hamza Tolhildan kimdir?
Hamza Tolhildan (Gökan Bulut) Konya’nın Kulu ilçesinde
dünyaya geldi. 2012 yılında gerilla saflarına katılan Tolhildan, 25
Temmuz 2019’da Gare’de hava saldırıları sonucunda şehit düştü.
Yorumlar
Yorum Gönder