Dinlerin bugün geldiği durum içler acısıdır.
Egemen güçler ve paranın gücü tarafından kullanılan bir din/inanç
gerçekliğiyle karşı karşıyayız. Dinlerin kökeninde gerçekten düşmanlık
var mı? Günümüzde baktığımızda, Müslüman, Hıristiyanı sevmez, Yahudi
Müslümanı sevmez. Hıristiyan Müslümanı sevmez. Aynı din içinde bulunan
mezhepler, tarikatlar birbirini sevmez. Bir din/inanç, diğerini sevmez,
düşmanlık yapar. Dinlerin özüne baktığımızda aslında düşmanlık değil
dostluğu, barışı ve kardeşliği görüyoruz. Dinler, insanlık tarihinin ilk
toplumsal ıslahat hareketleridirler. Burada öncelikle temel insani
değerler önplandadır. Bütün dinlerin hedefinde insani değerler ve
insanlık var. Dinler, barışı, eşitliği, yardımlaşmayı ve paylaşmayı esas
alır, insanlar arasında ayrıcalıklara, sınıflara, sınırlara, sömürüye,
savaşlara karşıdır. Barış, adalet, hak ve hukuk, dinlerin özünü
oluşturur.
Bu saydığımız değerlerin olmadığı bir yerde din yoktur,
tapınak ve afyon dini vardır. Dinlerin çıkışları, köleliğe, haksızlığa
ve insanın insanı ezmesine karşıdır. Dinlerin özündeki bu değerler,
mevcut egemen güçler tarafından bir süre sonra yozlaştırıldı,
çarpıtıldı, özünden koparıldı. Dinler, yozlaştırıldıktan sonra, saray ve
iktidar dinleri haline getirildi, imparatorlukların, egemen çevrelerin
yani gücün elinde afyon haline getirildi. Afyonlaştırılmış dinlerin
adına işgaller, fetihler, talanlar, savaşlar, ırkçılıklar ve daha ne
kadar kötülük varsa yapıldı ve hala yapılıyor. Avrupalılar yüzlerce yıl
boyunca Hıristiyanlık adına haçlı seferleri yaptılar. Arapları, Farsları
ve Türk halkını temsil ettiğini söyleyenlerde yüzlerce yıl boyunca
İslam adına işgaller yaptılar, egemenlik ve iktidar olma savaşları
verdiler.
Dinlerin özünde barış ve sevgi olduğuna göre ve dinler,
savaşlara ve sömürüye karşı olduğuna göre, dinler adına nedir bu
işgaller ve savaşlar, katliamlar? Çünkü gerçek din yok, bitirildi,
afyonlaştırıldı. Günümüzde de kapitalizm ve ulus devlet tarafından
kullanılıyor. Aslında dinler adına yapılan savaşlar, iktidar olma
egemenlik kurma ve güç olma savaşlarıdır. Günümüzde dinler arasında
düşmanlıkların olmasının esas nedeni budur. Bu düşmanlıklar aslında
tarihsel ve güncel olarak dinleri afyon olarak kullanan egemen
çevrelerin kendi aralarındaki iktidar olma savaşları ve
düşmanlıklarıdır. İsa’yı çarmıha gerip öldüren Roma/Bizans ve günümüz
modern türevleri, devamcıları, İsa’yı (Hıristiyanlığı) temsil etme
hakkına sahip değiller. Bir barış dini olan İslam, Emeviler, Abbasiler,
Eyyubiler, Memlükler, Osmanlılar ve günümüzün Arap, Fars ve Türkiye
egemen güçleri tarafından temsil edilemez. Yahudilikte hakeza günümüz
Yahudi sermayesi tarafından kullanılıyor ve yüzlerce yıl boyuncada
Ortadoğu ve Roma/Bizans tarafından kullanıldı.
İsa’yı çarmıha gerip öldürenler dönemin Yahudi sermayesi
ve Romalılardır ama bugün İsa’ya en çok sahip çıktıklarını söyleyenler
Vatikan/Roma/İtalya ve Avrupalı egemen/sermaye güçleri değil mi? İslam
barış ve adalet dini olduğu halde, bugün Ortadoğu’da barışın b’si var
mı? Bütün dinler özünde barış dinidir ve insani değerleri, barışı,
adaleti, eşitliği hedefliyor. Bundan dolayı insanların, dinin ne
olduğunu ve ne hale getirildiğini doğru öğrenmeleri gerekiyor. Düşmanlık
esasen dinleri kendi kirli emellerine alet eden egemen güçler
arasındadır. Bu düşmanlığın temelinde de egemenlik kurma ve iktidar olma
var. Dolayısıyla dinler arasında ve halklar arasında düşmanlık yoktur
olamaz. Egemen çevreler tarih boyunca, günümüze kadar devam eden
egemenlik savaşlarına dinleri ve halkları alet ettiler,
düşmanlaştırdırlar. Günümüzde dinler ve uluslar, halklar arasında hala
devam eden düşmanlıkların temelinde bu anlattığımız gerçeklikler var.
Yorumlar
Yorum Gönder