Erdoğan Berlin’de boşa düştü



Libya konferansında Birleşmiş Milletler’in silah ambargosuna uyulması, paralı askerlerin ülkeden çıkartılması, çatışan taraflara dışarıdan destek verilmemesi gibi kararlar, en fazla uydu bir hükümet ve Suriye’den götürdüğü çeteler aracılığı ile Libya’da rol sahibi olmak isteyen Erdoğan’ı zorlayacak. Berlin’de başarısızlıkla karşılaşan Erdoğan konferansı erkenden terketti.

Almanya Federal Hükümeti’nin ev sahipliğinde 19 Ocak Pazar günü başkent Berlin’de düzenlenen Libya konferansında üzerinde anlaşmaya varılan 55 maddelik sonuç bildirgesinde  daha çok Türk devletinin himayesindeki çetelerin ülkeyi terketmesi mesajı çıktı. Türkiye, Birleşmiş Milletler’in Libya’ya yönelik silah ambargosunu delerek bu Libya’da kendi uydu yönetimine Kirpi marka zırhlı araçlar, İHA, SİHA ve diğer askeri ekipmanları gönderiyordu. Konferansta BM’nin silah ambargosuna riayet edilmesi istendi. Bu durumda Türkiye’yi bundan sonra çok daha zorlayacak gibi duruyor.

Konferansa katılan güçler
Almanya’nın ev sahipliğinde yapılan konferansa, Cezayir, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Mısır, Fransa, İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri, ABD, Türkiye, Rusya, İngiltere, Çin, Birleşmiş Milletler, Arap Birliği, Afrika Birliği ve Avrupa Birliği temsilcileri ile Libya’da çatışan taraflardan Türk devletinin desteklediği Müslüman Kardeşler kökenli Mutabakat Hükümeti Başkanı Fayez El Sarraj ve Libya Ulusal Ordusu Komutanı General Halife Hafter katıldı.

Macron’dan çete transferine net tavır
AKP’li Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın Türk devleti temsilcisi olarak katıldığı konferensta konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye’nin Suriye’den devşirdiği çeteleri Libya’ya transferinin bir an önce durdurulmasını istedi.
Macron, Türk devleti destekli Libya Mutabakat Hükümeti’nin merkezi olan Trablus’a Türkiye’nin Suriye’den devşirdiği El Kaide kökenli çetelerin transferini kastederek “Trablus kentine Suriyeli ve yabancı savaşçıların getirilmesinin beni ne kadar endişelendirdiğini dile getirmek zorundayım. Bunun sona ermesi gerekiyor” dedi.
Fransız Cumhurbaşkanı sözlerine, “Bundan çıkar sağlayabileceğini düşünenler, kendileri ve hepimizin adına aldıkları riskin farkında değiller” şeklinde devam etti.
Almanya Başbakanı Angela Merkel de “Kapsamlı bir plan üzerinde uzlaştık” derken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Tüm katılımcılar, gerilimin tırmanmasını önlemek için çaba harcayacakları taahhüdünü verdi” diye konuştu.
Zirveye, AKP-MHP’nin desteklediği, askeri zeminini DAİŞ, El Nusra gibi El Kaide kökenli çetelerden alan Müslüman Kardeşler orjinli Libya Mutabakat Hükümeti’nin (GNA) Başbakanı Fayez El Sarraj da katıldı. Sarraj’ın kuvvetleri, son olarak elindeki önemli liman kenti olan Sirte’yi rakibi durumundaki General Halife Hafter yönetimindeki Libya Ulusal Ordusu’na (LNA) kaptırmış, başkenti durumundaki Trablus da Hafter’in kuşatmasıyla karşı karşıya kalmıştı. Türkiye, Rusya ile birlikte Sarraj yönetimi ile Hafter arasında bir ‘ateşkes’ anlaşmasını gündeme getirerek, zor durumdaki Sarraj’ın yardımına koşmuştu.

Petrol akışı durdu
Berlin konferansının doğal olarak en önemli siması Libya Ulusal Ordusu’nun (LNA) Komutanı General Halif Hafter’di. Konferansa dakikalar kala Libya’da Hafter’in elini daha da güçlendiren bir gelişme oldu.
Hafter’e bağlı güçler ve aşiretler, Libya’nın petrol ihracatının yapıldığı limanları ve boru hatlarını kapattı.
Trablus’un yönetimindeki Libya Devlet Petrol Şirketi, ülkenin doğusunda bulunan Brega, Ras Lanuf, Hariga, Zuveytine ve Es Sider’deki limanlardan petrol ihracatını durdurmak zorunda kaldığını açıkladı.
Hafter’i destekleyen yaklaşık 600 kişi, cuma günü de Zuveytine limanının önünde kamp kurmuş, ülkenin doğusunun petrol gelirinin Trablus’a verilmemesi sağlanana dek geri adım atmayacaklarını ilan etmişti. Eylemlere katılan bir aşiret lideri, “Uluslararası garanti almadan terminalleri açmayacağız” demişti. Kapatılan limanlar, Libya’nın günlük petrol ihracatını 800 bin varil azalttı. Diplomatlar, Hafter’in konferans öncesindeki bu hamleyi, Berlin’deki pazarlıklarda koz olarak kullanacağını söylemişti.

Konferansta ateşkese ilişkin madde
Sonuç bildirgesini imzalayan ülke ve uluslararası kuruluşlar, Libya’daki gerilimin azaltılması, tansiyonun düşürülmesi ve kalıcı ateşkes için çabalarını yoğunlaştırma sözü verdi.
Çatışmalarda kullanılan top bataryaları ya da hava araçlarının da geri çekilmesi çağrısı yapılıyor ve “Çatışma içerisindeki tarafların ya da onlara destek verenlerin Libya topraklarında ve hava sahasındaki tüm askeri hareketliliklerini sonlandırması” çağrısı metinde yer alıyor.
Konfrensta ateşkesin gözetimi için ise Birleşmiş Milletler’in teknik komisyonlar oluşturacağı ifade edildi.
Ateşkes şartlarını ihlal edenlere de, BM Güvenlik Konseyi tarafından yaptırımlar uygulanması çağrısı yapılıyor. Türk devleti 3 Ocak’ta Meclis’teki tezkere ile birlikte Libya’ya asker göndereceğini deklare etmişti. Ayrıca, Türk devleti Sarraj yönetimine destek amacıyla Libya’da çok sayıda İHA ve SİHA keşif ve saldırı faaliyetlerinde bulunuyor.

Türkiye ambargoya uymak zorunda
Birleşmiş Milletler, 2011’den bu yana iç savaş ve parçalanmayı yaşayan Libya’ya silah ambargosu uyguluyor. Ancak Berlin konferansının ardından yayımlanan karar metninde de bu ambargonun yıllardır sık sık birçok ülke tarafından delindiği vurgulandı. İmzalanan metinde, silah ambargosu kararının fiiliyata geçirilmesi çağrısı yapılıyor ve “Tüm aktörleri çatışmayı körükleyici eylemlerden kaçınmaya çağırıyoruz… Buna askeri kapasitenin güçlendirilmesi için sağlanan finansman ve paralı asker desteği de dahildir” denildi.
Metinde BM’nin silah ambargosunun delindiğine dair iddiaları araştırması çağrısı da yapıldı. BM ambargosunun delindiğinin tespit edilmesi durumunda ise gerekli yaptırımların ilgili ülkeler için devreye sokulması gerektiği vurgusu yapıldı.

Dış müdahalenin sonlandırılması
Libya konferansının sonuç bildirgesinde “Tüm katılımcılar Libya’daki silahlı çatışmalara müdahale etmeme ve Libya’nın içişlerine karışmama taahhüdünde bulunmuştur” ifadesi de yer aldı. Libya’da kalıcı ateşkesin sağlanabilmesi için iç savaşta etkin rol oynayan silahlı grupların dağıtılması gerektiği ifade edildi. Bu gruplara üye kişilerin, Libya’da başlatılacak olan siyasi süreç kapsamında oluşturulacak olan güvenlik güçlerine entegre edilmeleri çağrısı yapılıyor.

 HABERMERKEZİ

Berlin’i erken terketti

AKP’li Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın erken ayrılması Libya konferansında dikkat çeken bir gelişmeydi. Berlin zirvesi sonrasında Erdoğan’ın başarısızlığı buna karşın Libya Ulusal Ordusu Komutanı General Halife Hafter’in uluslararası arenada meşruiyet anlamındaki kazanımı tartışılıyor.
Rusya uzmanı akademisyen Kerim Has Twitter hesabında şu paylaşımda bulundu: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın neden erken ayrıldığı açık. Madde 12, Libya’daki silahlı grupların feshedilmesini ve silahsızlandırılması, Madde 18 Libya’ya silah ambargosuna tam uyumu, Madde 19’da ise paralı askerlere geçit yok.”
Ortadoğu’daki gelişmeleri yakından takip eden gazeteci Hediye Levent de Türkiye’nin başarısızlığına karşın, AKP-MHP yönetimindeki Türk devletinin düşman olarak gördüğü General Hafter’in başarısını Twitter hesabında şu ifadeyle yorumladı: “Berlin zirvesinin en önemli sonucu Hafter’in lehine gelişmesi oldu. Zirveye kadar Hafter’i tanımayan ülkeler de artık Hafter’i meşru sayıyor. Yeni meşru hükümetin de Hafter tarafından kurulmasının önü açıldı. Türkiye’nin eli zayıftı daha da zayıfladı.

Rus medyası: Erdoğan çıldırdı
Öte yandan Rusya’da yayınlanan Moskovsky Komsomolets gazetesi, “Berlin Konferansı’nda istediğini alamayan Erdoğan çıldırdı ve konferansı önceden terk etti” ifadesini kullandı.
Libya’daki krizin çözümünü görüşmek için düzenlenen Berlin Konferansı’nda Erdoğan’ın “planına destek bulamadığını’” yazan Rusya basını “Basın müzakerelerin tamamlandığını duyurmaktan çok, Erdoğan’ın uçağının havalanmasına dikkati çekti.” ifadelerine yer verdi.

Erdoğan’ın ‘planına destek bulamadığı’ için konferansı erken terk ettiği belirtildi. Moskovsky Komsomolets gazetesinden Elena Yegorova’nın haberine göre, Libya Konferansı’nda katılımcılar Erdoğan’ın Libya’ya Türk askeriyle müdahale planına destek vermedi.

“Sonuç olarak Erdoğan çıldırdı ve konferansı önceden terk etti” ifadelerine yer verilen haberde, “Anlaşılıyor ki, Türkiye lideri Libya çatışmasına silahlı müdahale önerilerine diğer katılımcılardan destek bulamadığı için programdan ayrıldı. Havaalanında Sergey Lavrov’un gelmesini bekleyen gazeteciler, Angela Merkel’in basın ofisindeki müzakerelerin tamamlandığını duyurmaktan çok, Erdoğan’ın uçağının havalanmasına dikkat çekti.” denildi.

Haberde, Erdoğan’ın konferanstan ayrılıp uçağa binerken ‘gergin ve kasvetli göründüğü’ belirtildi.

Yorumlar