Libya’nın doğalgaz ve petrolünü sömüreceğini açık
bir şekilde ifade etmekte bir sakınca görmeyen Erdoğan’ın planları,
Sirte kentinde ağır darbe aldı. General Hafter’e bağlı güçler önemli bir
liman kenti olan Sirte’yi, Türk devletinin himayesindeki uydu hükümet
ve çetelerinden temizledi.
Suriye’de olduğu gibi Libya’da da himayesinde çeteleri
harekete geçirerek işgal amaçlarını güden Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip
Erdoğan’a kötü haber: Türk devleti destekli ve Müslüman Kardeşler
kökenli Libya Mutabakat (Birlik) Hükümeti’nin işgalinde bulunan Sirte
kentini General Halife Hafter başkanlığındaki Libya Ulusal Ordusu
kurtardı.
AKP-MHP oylarıyla 2 Ocak’ta Meclis’te Libya’ya asker
gönderme kararı aldırtan, 5 Ocak’ta ise yandaş bir televizyon kanalında
Libya’daki petrol ve doğalgazın gaspını amaçladığını açık bir şekilde
dile getiren Erdoğan için Sirte’nin çetelerden temizlenmesi, önemli bir
darbe niteliği taşıyor.
Açıklamayı ordu sözcüsü yaptı
Sirte’nin kurtarıldığını ilk olarak önceki gün Libya Ulusal Ordusu (LNA) Sözcüsü Ahmed El Mesmari açıkladı.
El Mismari, Bingazi’de yaptığı basın açıklamasında, Hafter
güçlerinin, Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (GNA)
kontrolündeki Sirte’yi kurtardığını bildirdi.
Operasyonun sadece üç saat sürdüğünü söyleyen Mismari, “Sirte terörist gruplardan tamamen kurtarıldı” dedi.
Libya’nın batısında yer alan ve Ulusal Mutabakat
Hükümeti’nin merkezi olan Trablus’un 450 kilometre doğusundaki Sirte,
2016’dan bu yana AKP-MHP’nin desteklediği Müslüman Kardeşler orjinli
Fayez El Sarraj başkanlığındaki çete hükümetinin kontrolündeydi.
Ele geçirilen Kirpi
Sirte’nin kurtarıldığı yönündeki haber ve görüntüler
önceki akşam saatlerinde sosyal medya hesaplarından bolca paylaşıldı.
2011’de çeteler tarafından katledilen Libya Devlet Başkanı Muammer
Kaddafi’nin doğum yeri olan Sirte’den gelen bazı görüntülerde de Kaddafi
yanlılarının Kaddafi’nin posterleriyle kutlamalara katıldıkları
görüldü.
Hafter güçlerinin el koyduğu Türk devletine ait çalışır
haldeki Kirpi tipi zırhlı aracın görüntüsü de sosyal medya hesaplarında
paylaşıldı. Hafter güçlerinin Sirte’nin, El Kardabiya askeri hava üssü
ve liman da dahil olmak üzere geniş bir kısmını ele geçirdiklerini
açıkladı.
Asker ve çeteler Libya yolcusu
2011’de NATO’nun müdahalesiyle birlikte Libya’da başlayan
iç savaş ve Kaddafi’nin ölümünden sonra ülke büyük bir istikrarsızlık
içine girdi. Ülkenin batısında Türkiye ve Katar’ın desteklediği Libya
Ulusal Mutabakat Hükümeti (GNA) bulunuyor. Söz konusu uydu hükümetin
askeri gücü, El Kaide, DAİŞ, El Nusra gibi radikal dinci çetelerden
oluşuyor. AKP-MHP yönetimindeki Türk devleti Suriye’nin İdlib ve diğer
işgal altındaki bölgelerden çok sayıda General Hafter güçlerine karşı
savaşması için Libya’ya göndermişti.
Libya Mutabakat Hükümeti’nin karsında ise ülkenin doğu
kenti Tobruk’ta Libya Parlamentosu’nun destek verdiği yönetim yer
alıyor. Tobruk’taki hükümet ise askeri gücünü, General Halife Hafter
liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’dan (LNA) alıyor. LNA ülkenin yüzde
70-80’lik alanını kontrol altında tutuyor. Hafter güçleri aynı zamanda
ülkenin başkenti Trablus’u ise kuşatmaya almış durumda.
Ülkenin güneyi daha çok çöl alanlarından oluşuyor ve bu bölgeyi aşiret güçleri denetimde tutuyor.
Nisan ayından beri Gereral Hafter, Libya Mutabakat
Hükümeti’ne son darbeyi vurmak üzere operasyon başlatmış durumda.
Hafter’i Rusya, ABD, Fransa, Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap
Emirlikleri gibi ülkeler ve güçler destekliyor.
Türk işgaline karşı en radikal açıklamaları yapan Mısır,
Erdoğan’ın Libya’ya işgal girişiminin sadece Libya’da iç savaşı
derinleştirmeyeceğini, kendisinin ulusal güvenliğinin de Türkiye’nin
Libya’ya asker göndermesiyle birlikte risk altına girdiğini, buna karşı
her yol ve yöntemle karşı çıkacağını deklare etmiş durumda.
Pazar günü bir televizyon yayınında konuşan Türk
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk askerlerinin Libya’ya
“peyderpey” gönderilmeye başlandığını açıklamıştı.
Erdoğan, askerlerin Libya’da muharip güç olmayacağını,
sahadaki askeri koordinasyonunsa Türk askerlerince sağlanacağını
belirterek bu işgal savaşında çeteleri kullanacaklarını açık bir şekilde
dile getirmişti. Aynı programda Erdoğan “Bizim buradaki hareket
tarzımız şu; bir defa biz petrole, doğal gaza muhtaç mıyız? Muhtacız. Şu
anda Libya’da bize böyle bir teklif var mı? Var. Daha önce ben ne
dedim, ‘Bize böyle bir talep geldiği zaman, biz bu talebi geri çevirmez
ve gideriz.’ Şu anda bize
böyle bir talep var ve bu talep karşısında biz gidiyoruz” diyerek açık
bir şekilde Libya’nın doğalgaz ve petrolünü gaspetmek istediğini dile
getirdi.
Türkiye yalnız kaldı
Türk devleti, Birleşmiş Milletler ambargosuna rağmen
Libya’daki çete gruplarına silah gönderdi. Son dönemlerde ise Hafter
güçleri karşısında iyice köşeye sıkışan Libya Mutabakat Hükümetine açık
destek sundu ve işbirliğini ileri bir boyuta götürdü. Türkiye ile Libya
Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında 27 Kasım’da ‘Deniz Yetki Alanları
Sınırlandırmasına Dair Mutabakat Muhtırası ile Askeri ve Güvenlik
İşbirliği Anlaşması imzalanmıştı.
Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesinin yolunu açan
Cumhurbaşkanlığı tezkeresi 2 Ocak’ta ‘olağanüstü’ toplanan Meclis Genel
Kurulu’nda kabul edilmişti.
Türk devletinin Fayez El Sarraj hükümetine desteği askeri
araç gereç, asker veya çete göndermekle sınırlı değil. Trablus’taki
hükümetin ayakta kalabilmesi için diplomatik girişimlerde de bulunuyor.
Erdoğan, kısa bir süre önce komşu Tunus ve Cezayir’i ziyaret ederek
Libya’daki müttefiğine yardım için bu ülkelerden askeri üsler talep etti
ancak her iki ülke de kenti topraklarını Erdoğan’a kullandırmak
istemedi.
Türkiye’nin Libya’ya asker ve çete göndererek iç savaşı
daha da derinleştirmek istemesine dünyadaki devlet ve uluslararası
güçler büyük tepki gösteriyor. ABD, AB, Afrika Birliği, Rusya, Fransa,
Mısır, Suudi Arabistan çeşitli düzeylerde tezkereye tepki gösterdi.
Geçtiğimiz hafta sonu ise General Halife Hafter, tezkereye
tepki gösterdi, Libya halkına ise ülkeye gelecek Türk askerine karşı
silahlanma çağrısında bulundu. Hafter, Türk devletinin aynı zamanda Arap
kimliğine de saldırdığını ifade ederek tüm Arap dünyasına Türkiye’ye
karşı ortak tutum almasını istedi.
Libya’da her iki taraf açısından da oldukça stratejik bir
anlam ifade eden Sirte’nin hızlı biçimde çetelerden temizlenmesinde,
Hafter’in bu yönlü çağrısının önemli rolü olduğu belirtiliyor.
HABER MERKEZİ
Yorumlar
Yorum Gönder