Erdoğan’ın ‘ateşkes’ numaraları çöktü


Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan, Libya ve Suriye’de himaye ettiği El Kaide, DAİŞ ve El Nusra gibi çete gruplarını korumak için yoğun çaba harcadığı ‘ateşkes’ numaraları iflas etti.
Suriye’nin İdlib kentinde Suriye ordusu, Libya’da ise General Halife Hafter yönetimindeki Libya Ulusal Ordusu Türk devletinin beslediği çetelere ağır darbeler vurarak ilerliyor.

Ocak ayı başlarında Erdoğan ve AKP medyası, Libya ve Suriye’nin İdlib kentinde Rusya’nın da devreye girmesiyle bir ‘ateşkes’ sağladıklarını duyurmuş, bunu kamuoyuna büyük zafer olarak yansıtmış, Libya ve Suriye’de Türkiye’nin, ‘barış’ için vazgeçilmez bir aktör olduğunu ileri sürmüştü.

Hafter’in sözcüsü:Çözüm silahlı mücadele
19 Ocak’ta Berlin’de Libya konferansta büyük bir diplomatik destek alan General Halife Hafter’in yönettiği Libya Ulusal Ordusu (LNA) sahada da askeri bir ilerleme içinde.

Geçtiğimiz günlerde ülkenin önemli liman kenti Sirte’yi, Erdoğan ve çetelerinin desteklediği Müslüman Kardeşler orjinli Libya Mutabakat Hükümeti’nden alan Hafter güçleri, ülkenin diğer bir önemli kenti Misrata’ya doğru ilerliyor. Libya Ulusal Ordusu, Erdoğan’ın kuklası Libya Mutabakat Hükümeti’nin elindeki önemli kentlerden Mistura’nın güneyine düşen Quddiyah, Wadai Zamzam (Zemzem vadisi) kentlerini çetelerden temizledi. Yine Mistura’nın 100 kilometre güneyindeki Ebu Qurayn kentinde bağlı çok sayıda köyde Hafter güçlerinin kontrolüne geçti.

Bu arada Libya Ulusal Ordusu Sözcüsü Ahmed El Mismari de dün Misrata kenti yakınlarındaki bir bölgeye düzenledikleri operasyonun savunma amaçlı olduğunu söyleyerek “Libya’daki sorunun çözümü siyasetle değil ancak silah yoluyladır” ifadesini kullandı.

Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’nun Sözcüsü Mismari, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Berlin’de yapılan ateşkes çağrılarına rağmen Misrata’nın güneydoğusundaki Ebu Qurayn bölgesine düzenledikleri saldırının “Burada yaşanan askeri hareketliliğe karşı önleyici bir operasyon olduğunu” belirtti.
Mismari, Libya krizine yönelik uluslararası girişimlere değinerek “Libya’daki sorunun çözümü siyasetle değil ancak silah yoluyladır” ifadesini kullandı.

Rejim ordu güçleri İdlib’e ilerliyor
Erdoğan’ın ateşkes istediği bir diğer bölge de daha çok El Kaide kökenli Heyet Tahrir El Şam’ın (Eski adıyla El Nusra) işgali altında bulunan İdlib’di.

Türk Cumhurbaşkanı Recep T.Erdoğan geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Suriye’nin ‘ateşkesi’ bozması durumunda Türkiye’nin buna karşılık vereceğini söylemişti.
Ancak son günlerde Suriye ordusu ilerlemeyi sürdürüyor.

Ordu güçleri, M5 karayolu üzerinde bulunan stratejik önemdeki Maaret el-Numan kenti sınırlarına dayandı.
 Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Suriye Ordusu’nun Rusya’nın hava desteğiyle Heyet Tahrir El Şam (HTŞ/El Nusra) kontrolündeki Maaret El Numan kenti sınırlarına ulaştığını açıkladı. Maaret El Numan kenti ve etrafındaki alanlar hem karadan hem de havadan yoğun şekilde bombalanıyor.




Stratejik nokta
İdlib’e yönelik kurtarma operasyonlarını sürdüren Suriye rejimi, stratejik noktada yer alan ve İdlib’in bölgedeki ikinci büyük kenti olan Maarat El Numan kentine vardı. İdlib’in güneyinde yer alan Maaret El Numan kenti, Halep’e 84, Hama’ya ise 60 kilometre uzaklıkta bulunuyor.  Türkiye’ye bağlı çete gruplarının doldurulduğu kent, Halep-Şam arasında ulaşımı sağlayan M5 karayolu üzerinde bulunuyor. Bu da ilçenin stratejik önemini arttırıyor.

Suriye ordusu ve Rusya’nın İdlib’de öncelik verdiği M5 karayolu, sadece Suriye için değil komşu ülkeler için de stratejik bir öneme sahip. Suriye’nin kuzeyini güneyine bağlayan karayolu, ülke ekonomisi için büyük bir önem taşıyor. Türkiye’ye bağlı çete grupları, M5 karayolunda Suriye rejiminin son operasyonları öncesi Raşidin bölgesinden Han Şeyhun’a kadar yaklaşık 100 kilometrelik alanı kontrol ediyordu. Suriye rejimi son operasyonlarıyla buraya ulaşan birçok kontrol noktasını geri aldı.

M5 karayolu üç bölüme ayrılıyor. İlki, Şam’dan Halep’e uzanıyor. Suriye rejimi ve Rusya, daha önce Şam ve Humus kırsalı için Türkiye ile vardığı anlaşmalar sonucu yolun büyük bir bölümünde kontrolü sağladı.

Türk devleti destekli çete gruplarının işgali altında bulunan bölüm, Maaret El Numan’ın güneyindeki Kefer Senca ve El Tih beldelerinden İdlib’in kuzey kırsalına doğru uzanıyor. Yolun üçüncü bölümü ise Halep-Antep karayolu olarak biliniyor. Suriye devleti ve Rusya, yolun Halep’ten geçen kısmını kontrol altında tutuyor.

Üçüncü Türk noktası kuşatmayla karşı karşıya
Suriye-Rusya’nın operasyonu Maaret El Numan kenti üzerinde yoğunlaşırken bu kentin daha da güneylerinde kalan 12 Türk gözlem noktalarından biri olan Maarr Hittat Türk gözlem noktası da Suriye rejim güçleri tarafından kuşatma ile yüz yüze. En büyük ‘gözlem noktası’ olarak bilinen Maarr Hittat’taki Türk üssünün kuşatmaya alınmasıyla birlikte üçüncü Türk üssü de, Suriye’nin ablukası altında kalacak. Daha önce Surman ve Morek’teki Türk gözlem noktaları Suriye tarafından abluka altına alınmıştı.

Halep’in etrafında da çatışmalar var
Öte yandan rejim güçleriyle çete grupları arasındaki savaş sadece İdlib’in güneydoğusundaki Maaret El Numan kenti ve çevresiyle sınırlı değil. Daha kuzeyde yer alan Suriye’nin önemli kentlerinden Halep’in batısı ve güneyinde de yoğun bir bombardıman ve çatışmalar var. Halep’in batısı ve güneyini Rus uçakları hedef aldı.
HABERMERKEZİ

Yorumlar