Fransa’nın Afrika’ya yeni sefer planı!



Fransa’nın Afrika’da askeri varlığına yönelik Fransız solunun yıllardır tepkilerine karşın, Fransa resmi kaynakları Sahel bölgesinde askeri operasyonlarını artıracağını açıkladı. Bu hafta Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, İsveçli, Estonyalı ve Portekizli mevkidaşlarıyla Mali’ye ziyaret gerçekleştirdi. Ardından Parly, Mali, Faso, Nijer ve Burkina sınırlarının birleştiği bölgede birkaç hafta için yeni operasyonların başlayacağını duyurdu.

Parly, söz konusu operasyonların bölgedeki radikal unsurlara karşı gerçekleşeceğini ifade ediyor. Fransa özellikle 2014 yılından sonra Sahel, Moritanya, Burkina, Mali ve Çad’da 4 bin 500 asker görevlendirmiş ve Barkhane Operasyonu diye adlandırdığı hareket kapsamında operasyonlar düzenlemişti. Özellikle 2019’da artan terör saldırılarında yüzlerce sivil ve askerin hayatını kaybettiği bölgede Fransız askeri varlığına karşı eylemler gelişirken, Fransa askeri varlığını her defasında güçlendirme yoluna gitti.

Fransa’nın Afrika’daki varlığı yüzyıllar öncesine dayanıyor. Özellikle Fransa, 19. yüzyılda Britanya İmparatorluğu’nun ardından Afrika’da dünyanın en büyük ikinci güçü oldu. Afrika ve özellikle Kuzey Afrika, Fransız koloniciliğinin en önemli merkezi haline gelmiştir. Kolonyalizmin mimarı diyebileceğimiz Fransa’nın Afrika’daki koloniciliği, 17. yüzyıla kadar götürülebilir. Böylesi bir mirasa sahip Fransa yıllar içerisinde bölgedeki pozisyonunu rakiplerine kaptırmış olsa da askeri varlık dışında “Françafrique” adı verilen Fransa’nın Afrika’daki ülkeler ve bilhassa da eski kolonileriyle bir tür özel ilişki biçimi kurduğu da bilinen bir gerçek. Birçok Afrika diktatörünün Fransa etkisinde olduğunu söylemek yanıltıcı olmaz. Diğer taraftan eskisi kadar güçlü olmasa da Fransa’nın Afrika’ya olan askeri müdahaleleri de hiçbir dönem sona ermedi.

Nitekim Fransa; ABD, Britanya, Belçika, İspanya ve Portekiz gibi ülkelere kendi etkinliğini kaptırmış olsa da Afrika’daki diğer sömürgeci ülkelerden daha farklı bir politika çizgisi takip etmiştir. Bunun dayanak noktası ise en büyük etken ise bölge halkları nezdinde Fransa’nın yüksek prestijinin olması ve en son Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti müdahalelerinde olduğu gibi, bizzat bölge halkı ve lideri pozisyonunda olanların Fransa’yı askeri müdahaleye davet etmesidir. Fransa’nın yakın geçmişte Afrika’da gerçekleştirdiği operasyonlar arasında en kapsamlı olanı, 2002-2014 döneminde Fildişi Sahili’ndeki iç savaşı bitirmek için gerçekleşen Licorne Operasyonu olmuştur. O tarihten bu yana Fransa neokolonyalizm kapsamında hareket ederek Afrika’da yeni etkinlik sahası oluşturmaya çalışıyor.

Fransa’nın Afrika kıtasındaki eski kolonilerine yönelik askeri müdahalelerinde hep gerekçe, etnik çatışmalar ve terörizmi gerekçe gösterse de özünde her operasyon yeni bir ekonomik hareketin yol açıcısı oluyor. Beşinci Cumhuriyet döneminde Françafrique politikasının ana hedefinde olan ülkeler olan Batı Afrika’da Senegal, Fildişi Sahili, Burkina Faso, Togo, Benin, Nijer ve Mali, Gabon, Orta Afrika’da Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Çad, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Kamerun, Komorlar, Madagaskar ve Cibuti’de birçok Fransız firma faaliyet yürütüyor. Afrika’da en etkili ülkeler sıralamasında Fransa son yıllarda çok sayıda ekonomik etkinlik alanını Çin, Türkiye, ABD, Portekiz, Brezilya ve İngiltere gibi ülkelere kaptırmıştı. Fransa bu anlamda özellikle 2014 yılından itibaren askeri olarak harekete geçti. Özellikle bugün planlanan yeni operasyonda hedeflenen bölge Afrika’nın uranyum ve petrol zenginliği ile biliniyor. Fransa ve diğer rakiplerini bertaraf etmek için askeri etkinliğini güçlendirmeye çalışıyor. Fransa Savunma Bakanı Florence Parly’nin Mali ziyareti de bu sermaye önündeki engelleri askeri olarak düzenleme olarak okunmalıdır!

Yorumlar