Gazeteci Seyit Evran: Çatışma alanları genişleyecek




ABD’nin Kasım Süleymani’yi öldürerek Tahran’ın “Merkez-Çevre Stratejisi”ni hedef aldığını belirten gazeteci Seyit Evran, bu suikast ile birlikte çatışma alanlarının genişleyeceğini söyledi. 

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Güçleri Komutanı Kasım Süleymani ile Irak’taki milis örgütlenmeleri Haşd-i Şabi’nin iki numaralı ismi Ebu Mehdi el Mühendis’in ABD tarafından öldürülmesi bölgede gerginliği arttırdı. İran’ın başkentinde yüzbinlerin katıldığı cenaze töreninde “İntikam” sesleri yükselirken, Tahran yönetimi de ABD Başkanı Donald Trump’ın başına ödül koydu. İran’dan gelen tehditlere yanıt veren Trump’ın açıklamaları ise gerilimi tırmandırdı.
Irak ve Federe Kürdistan Bölgesi’nde uzun süredir gazetecilik yapan Seyit Evran, yaşananların ne anlama geldiğini ajansımıza değerlendirdi.
 
Süleymani’nin rastgele seçilen bir hedef olmadığının altını çizen Evran, ABD’nin Süleymani’yi hedef almasının Büyük Ortadoğu Projesi’yle (BOP) bölgeyi dizayn etme politikalarıyla ilişkili olduğuna dikkat çekti. Bölgede çelişki-ilişki-çatışma sürecinin yoğun yaşandığını belirten Evran, bu üç aşamadan bundan sonra daha çok çatışmaların öne çıkacağını ifade etti.
 
Merkez-çevre stratejisi
Süleymani’ye yapılan suikastın İran’ın “Merkez-Çevre Stratejisi”nin hedef alındığının altını çizen Evran, bu stratejiyi şu şekilde açıkladı: “Bu strateji; İran’ın kendisine yönelik tehditleri dışarıda karşılama stratejisidir. Oluşturulan bu stratejinin başında da Süleymani vardı. Fakat ABD bu stratejiye darbe vurmaktan çok, İran’ın etkinliğini daha fazla artırabilir.”
 
Çatışma alanları genişler
İran’ın sıradan bir ülke olmadığını, 3 bin yıllık oturmuş bir devlet yapısına sahip olduğu hatırlatan Evran, İran’ın Irak’tan Lübnan’a, Yemen’den Suriye’ye, Suriye’den Afrika’ya kadar geniş bir etki alanı olduğuna değinerek, “İran misilleme için tahmin edildiği gibi çok aceleci davranmayabilir. Bekler, fırsatı bulur, öyle intikam eylemlerini yapar diye düşünüyorum. Zaten İran yetkililerin açıklamalarına baktığımızda çatışma alanlarını geliştirerek, ABD’ye misilleme eylemlerini yapacaklarını doğruluyor. Bu da çatışma alanlarının ileriki günlerde genişleyeceğini gösteriyor” dedi.
 
Devletler savaşabilir
“Savaşlar eskisi gibi iki ordunun karşı karşıya gelmesi olarak yapılmıyor. Tamamen teknik üzerine yapılan savaşlardır” diyen Evran, teknik silahların kullanılması dahilinde bölgenin bütün ülkelerinin etkileneceğini söyleyerek, “Belki hemen bir anda olabilecek bir savaş değil. Ama geniş bir alana ve zaman yayılmış bir savaş sürecine girildi. Ve artık devlet savaşı olarak adlandırılması gerektiği düşüncesindeyim” diye belirtti.
 
Kürtleri çıkış yolu birlikteliktir
Bölgede yaşanan olayların Kürtler için büyük bir tehdit oluşturduğunu da sözlerine ekleyen Evran, “Olası bir savaşın yaşanabileceği ve yayılabileceği alanlar Kürtlerin yaşadığı bölgelerdir. O yüzden birlik olmamaları durumunda en fazla etkilenecek olan Kürtlerdir. O yüzden Kürtlerin yapması gereken temel şey; uzun zamandan beri tartıştıkları ulusal birliği neticelendirmektir. Bundan başka Kürtlerin bir çıkış yolu yoktur” ifadelerini kullandı.
 
Türkiye asalet savaşını başlattı
Evran, bu sert süreçte Türkiye’nin durumunun ne olacağı konusuna da değindi. Suikastin vekalet savaşlarının yerini asalet savaşlarına devredeceğinin göstergesi olarak okunması gerektiğini vurgulayan Evran, yüzünü asalet savaşlarına ilk olarak Türkiye’nin çevirdiğini belirterek, “Bölgede dizayn edilmek istenen yapıya karşı statükonun değiştirilmesi önündeki en büyük iki güç İran ve Türkiye olarak duruyordu. Türkiye, Suriye’de desteklediği güçlerle vekalet savaşlarının bir öznesi haline gelmişti. 26 Ağustos 2016’da Türkiye artık sadece vekâlet savaşı ile sınırlı kalmayarak, Suriye’ye El-Bab, Azez ve Cerablus gibi bölgelere resmen girdi. Ardından 2018’de Afrin ve 2019 yılında Kuzey ve Doğu Suriye’ye girerek asalet savaşını başlattı. Dolayısıyla Türkiye sahada asalet savaşlarına giren ilk güç oldu. Bu olaydan sonra artık büyük güçler de sahaya inmek zorunda kalıyor” diye konuştu.
MA / Naci Kaya

Yorumlar