Kayıp üniversite öğrencisine ilişkin Dersim’de
görüşme ve incelemelerde bulunan Şiddetle Mücadele Ağı, hazırladığı
raporu paylaştı. İntihar ihtimali üzerine odaklanıldığı ancak öldürülme,
intihara yönlendirme ya da zorla kaybedilme ihtimallerinin gözardı
edildiği belirtilen raporda, soruşturmada önemli bazı delillerin
toplanmadığına dikkat çekildi. Soruşturmanın Asayiş Şube’den alınarak tarafsız bir birime verilmesi talep edildi.
Diyarbakır Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ağı, 17 gündür
kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf
öğrencisi Gülistan Doku için 17 Ocak’ta gittikleri Dersim’de
gerçekleştirdikleri bir dizi görüşmelerin ardından bir rapor hazırladı.
Hazırlanan rapor, Diyarbakır Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda
gerçekleştirilen basın toplantısında kamuoyu ile paylaşıldı.
11 kadından oluşan heyet, gittikleri kentte Tunceli Vali
Yardımcıları Selçuk Yosunkaya ve Akın Zor, Başsavcı Vekili ve Soruşturma
Savcısı, Munzur Üniversitesi Rektörü Ubeyde İpek, Baro Başkanı Av.
Kenan Çetin, Dersim Kadın Platformu’nun yanı sıra Doku’nun ailesi ve
arkadaşlarıyla görüştü.
Görüşme ve incelemeler doğrultusunda hazırlanan raporu,
İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu Üyesi Ezgi Sıla Demir
açıkladı.
5 Ocak günü kaldığı yurttan çıktıktan sonra Doku’dan bir
daha haber alınamadığını hatırlatan Demir, Amed’de yaşayan ailesinin
Dersim’e giderek kızlarının kaybolduğu ihbarında bulunduğunu ve ailenin
ihbarı sonrasında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma
başlattığını aktardı.
Failler hep kolluk kuvvetleriyle ilişkili
Başlatılan soruşturmada sadece ‘intihar’ ihtimali üzerine
odaklanılmasına tepki gösteren Demir, ‘öldürülme’, ‘kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma’, ‘intihara yönlendirme’ ya da ‘zorla
kaybedilme’ ihtimallerinin de ön planda tutulması gerektiğini vurguladı.
Bölgede yaşanan kaos ve savaş ortamının cinsel taciz,
istismar ve kadın cinayetlerinin artmasında etkili olduğuna vurgu yapan
Demir, “Dersim, Şırnak, Hakkâri gibi demografik yapının değiştirilmeye
çalışıldığı kentlerde bu vakalara sıkça rastlanmaktadır. Güvenlik
gerekçesiyle bölge kentlerinde çok fazla kolluk kuvvetinin
görevlendirilmesi, yaşanan yargısız infazlar ve işkence ve kötü muamele
olaylarının cezasızlıkla sonuçlanması, kolluk görevlilerinin yargı
zırhıyla korunması, bölgede güvenlik politikaları adı altında militarist
yaklaşımların pervasızlaşmasına ve kadına yönelik şiddetin
meşrulaştırılmasına neden olmaktadır. Yaşanan olayların münferit
olmadığını, toplumsal politikalar sonucu sistematik hale geldiğini
biliyoruz. Söz konusu yaşanan olaylarda kolluk güçlerinin rolü olması,
yaşanan olaylar sonrasında soruşturmaların etkin yürütülmemesi,
faillerin kolluk kuvvetleri ile olan ilişkileri, soruşturmalara dair
şüphe uyandırmaktadır. Bunların ortadan kaldırılması gerektiğini buradan
bir kez daha yineleyerek, Diyarbakır Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele
Ağı olarak Gülistan Doku bulunana dek olayın takipçisi olacağımızı
bildiririz” diye kaydetti.
Tespit ve öneriler
Hazırlanan raporda ise Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin tespit ve öneriler şöyle sıralandı:
- Gülistan’ın bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturmanın sadece intihar ihtimali üzerinden yürütülmesi yargısından vazgeçilip, öldürülme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, intihara yönlendirme, zorla kaybedilme ihtimallerinin de ön planda tutularak buna göre tahkikata devam edilmesi gerekmektedir.
- Soruşturma işlemlerinin, soruşturma dosyasının birincil şüphelilerinden Zainal Abarokov’un babasının görev yaptığı Asayiş Şube tarafından yürütülüyor olması, etkin bir soruşturma yürütülmediğine ilişkin şaibelere neden olmaktadır. Bu nedenle soruşturmanın Asayiş Şube’den alınarak tarafsız ve bağımsız bir birim veya kurum tarafından yürütülmesinin sağlanması gerekmektedir.
- Soruşturma dosyasında toplanması elzem olan bazı delillerin toplanmamış olması (örneğin Zainal Abakarov’un anne ve babasının çelişkili beyanlarının aydınlatılmaması, ev-araç içlerinde parmak izi, kan, saç kılı, tırnak gibi biyolojik deliller ile şüphe arz edecek eşya ve tüm materyallerin araştırma-incelemesinin yapılmaması) soruşturmanın sıhhatli biçimde ilerlemesini engellemektedir.
- Zainal Abarokov’un telefonu ve teknik cihazlarında arama ve el koyma işlemi yapılmamış olması, aralarında geçen konuşmalara dair sadece kişinin kendi rızası ile vermiş olduğu WhatsApp yazışmalarının dosyada bulunması bu soruşturmanın esas olarak intihar ekseninde yoğunlaşmasının başat faktörüdür. Oysa intihara yönlendirme suçu açısından bir değerlendirmenin yapılabilmesi için telefon ve teknik cihazlardan elde edilebilecek deliller hayati bir öneme sahiptir.
- Soruşturma dosyasının içeriğine göre bir şahıs, sosyal medya üzerinden, Gülistan’ın zorla arabaya bindirilmeye çalıştığını gördüğünü ve emniyeti aradığını bildirmiştir. Dosya içeriğinde böyle bir emniyet kaydının olup olmadığına yönelik bilgi istenildiğine dair bir müzakere bulunmamaktadır. Oysa böyle bir ihbar söz konusu ise vakit kaybetmeden 155 kayıtlarının istenilmesi ve belki de soruşturmanın başka bir minvalde sürdürülmesi gerekmektedir.
- Aramaların çoğunluğunun suda yapılıyor olması, olayın daha çok intihar ekseninde soruşturulduğunu göstermektedir. Kara aramalarının su aramalarına kıyasen sınırlı oluşu, her iki arama açısından da ekip ve teçhizatın eksikliği hatta bu sebeple suda aramanın sadece günde 4 saat yapılması yeterince etkili bir arama çalışmasının yapılamadığını göstermektedir.
- Munzur Üniversitesi’nin Sarısaltuk Viyadüğü’nü (Dinar Köprüsü) ve bin 900 metrelik kamerasız alanı gören bütün kameralarının ve kamera kayıt sisteminin teknik bir bilirkişi heyeti aracılığı ile incelenmesi ve Gülistan Doku ile Zainel Abakarov’un 05/01/2020 günü 11:00 sularında The Rooute Cafe önünde konuştuğu görülen görüntülerinin iyileştirilip, dudak okuma yöntemi ile konuşmaların çözümünün yapılması gerekmektedir.
- Arama Kurtarma ekiplerinin insan gücü ve teknik teçhizat açısından artırılması ve arama çalışmalarının hem su hem karada paralel olarak devam etmesi gerekmektedir.
- Gülistan’ın bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturmanın sadece intihar ihtimali üzerinden yürütülmesi yargısından vazgeçilip, öldürülme, zorla kaybedilme, hürriyetinden yoksun bırakılmış olma ihtimallerinin de ön planda tutularak buna göre tahkikata devam edilmesi gerekmektedir. Ayrıca Gülistan’ın intihar etmiş olma ihtimalinin değerlendirilmesi halinde TCK 84’te düzenlenen intihara yönlendirme başlıklı suçun ‘Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır’ hükmü gereği bu suça ilişkin delillerin de toplanması gerekmektedir.”
AMED
Gülistan için 3 kentte eylem
17 gündür kayıp olan üniversite öğrenci Gülistan Doku için
İstanbul, Amed ve Riha’dan seslenen kadınlar, bir an önce bulunmasını
istedi. Kadınlar, Gülistan’ın kaybolmasının yıllardır Dersim üzerinde
yürütülen özel savaş politikalarının bir parçası olduğunu ifade ederek,
“Kadınlar olarak bu işin peşini bırakmayacağız, kadın düşmanı
politikalarınızla savaşacağız” dedi.
Abla Aygül Doku: Zainal yurtdışına mı kaçtı?
17 gündür kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku’nun
ablası Aygül Doku, şüpheli olarak gördükleri kardeşinin erkek arkadaşı
Zainal Abarokov’a dair şüphelerinin giderilmediğini belirterek,
“Zainal’ın yurt dışına kaçtığı iddia ediliyor. Ona dair de somut bir şey
yok. Bu çocuk suçlu değilse neden burada değil” dedi.
Mezopotamya Ajansı’ndan Semra Turan ve Ayşe Sürme’ye
konuşan Doku’nun ablası Aygül Doku, kardeşinin erkek arkadaşı ve en son
görüştüğü isim olan Zainal Abarokov’u şüpheli gördüklerini belirterek
şunları söyledi:
Ailesinin ifadeleri çelişkili
“Şüpheli olarak gördüğümüz Zainal Abarokov ve ailesine
dair bize herhangi bir bilgi verilmiyor. Sorduğumuz tüm sorular ise
cevapsız kalıyor. Zainal’ın şu anda nerede olduğuna dair bilgimiz yok.
Ailesiyle Alanya’da gözetim altında olduğu söyleniyor. Ondan da emin
değiliz. Yine Zainal’in anne ve babasının ifadesi alınıyor ancak kız
kardeşinin alınmıyor.”
Üç kişinin de verdiği ifadelerin çelişkili olduğuna dikkat
çeken Doku, “Örneğin evde yapılan tartışmalardan hiç bahsedilmiyor.
Yine Gülistan’ın onların evine saat kaçta geldiğini hepsi farklı
söylüyor” dedi ve şunları ekledi:
Zainal neden burda değil?
“Zainal’ın telefon, bilgisayar yani teknolojik hiçbir
eşyası incelemeye alınmıyor. Zainal konusunda hiçbir şüphemiz
giderilmiyor. Neden Zainal ve ailesi üzerine gidilmiyor? Zainal’ın yurt
dışına kaçtığı iddia ediliyor. Ona dair de somut bir şey yok. Bu çocuk
suçlu değilse neden burada değil. Bu da bizde birçok soru işareti
bırakıyor.”
Farklı ihtimaller de araştırılsın
Abla Doku, Uzunçayır Baraj Gölü’nde yürütülen arama
çalışmalarından ise memnun olduklarını fakat ‘intihar’ ihtimali üzerinde
durulduğu kadar farklı ihtimallerin de araştırılmasını istediklerini
dile getirdi.
“16 gündür kardeşime dair tek bir ize ulaşamadık. Bu da
aile olarak bizi derinden üzüyor ve etkiliyor. Kardeşim sağsa kendisini,
ölü ise bedenini istiyorum.”
Aygül Doku, herkese kardeşinin bulunması için kendilerine destek olması çağrısında bulundu.
Yorumlar
Yorum Gönder