İmralı’da hiçbir hukuki ve insani normu dikkate
almayan Türk hükümeti 2020’de de tecridi sürdürüyor. Aileler bir kez
daha İmralı’ya gitmek için başvuru yaptı.
İmralı’da rehin tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan
ve diğer tutsakların aileleri, yakınlarıyla görüşebilmek için dün Bursa
Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yaptı.
İmralı F Tipi Kapalı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde
tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ve
vasisi Mazlum Dinç, İmralı’ya gitmek için Bursa Cumhuriyet
Başsavcılığına başvuru yaptı. İmralı’daki diğer tutsaklar Ömer Hayri
Konar’ın kardeşi Emin Konar, Hamili Yıldırım’ın kardeşi Polat Yıldırım
ve Veysi Aktaş’ın kardeşi Melihe Çetin ile kızı Eylem Çetin de yine
avukatları aracılığıyla savcılığa görüşme başvurusunda bulundu.
Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş İmralı’ya “Sekreterya”
olarak gittikleri tarih olan 15 Mart 2015’ten; Hamili Yıldırım da
İmralı’ya götürüldüğü 15 Temmuz 2015’ten bu yana aileleriyle sadece 5
Haziran ve 12 Ağustos 2019 tarihlerinde görüşme yapmıştı.
Ailelerin, o tarihten itibaren yaptıkları tüm başvurular reddedildi.
Tecrit savaş ve gözyaşıdır
Öte yandan Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) tecride
dikkat çekmek amacıyla, Amed’de bulunan dernek binasında açıklama
yaptı. Açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP), 78’liler Derneği,
Tutuklu Aileleriyle Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER), Demokratik İslam
Kongresi (DİK) temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Açıklamayı
MEBYA-DER Eşbaşkanı Şeyhmus Karadağ yaptı.
İmralı Adası’nda uygulanan tecrit politikasının sadece
Öcalan’a yönelik olmadığını dile getiren Karadağ şöyle konuştu: “Bunun
hukuki boyutu da bulunmamaktadır. Özgürlük hareketinin öncülerinin hedef
alınması, Kürt Halk Önderine ve Kürt halkının şahsında halklara
uygulanan bir tecrittir. Ne zaman ki Sayın Öcalan üzerindeki fiziki
tecrit kaldırıldığında, barış umutları artıyor, insanlar ölmüyor,
fikirler tartışılıyor. Buda gösteriyor ki tecrit savaş ve gözyaşıdır.
Diyalog ise barış ve onurlu yaşamdır. Tecridin bir an önce son bulması
ve müzakere sürecine dönülmesini talep ediyoruz.”
HABER MERKEZİ
Yorumlar
Yorum Gönder