İran’dan tuhaf eylemler




 İran, önce ABD ve Kanada’yı yalancılıkla suçlamasına rağmen düşen yolcu uçağının kendisine ait bir füzeyle vurulduğunu duyurdu. Bu olayın tartışıldığı saatlerde ise İngiltere’nin Tahran Büyükelçisi gözaltına alındı.

İran Devrim Muhafızları Kudüs Güçleri Komutanı Kasım Süleymani’nin 3 Ocak’ta Bağdat Havaalanı’nda ABD tarafından suikastle öldürülmesinin ardından İran, İngiltere Büyükelçisi’nin gözaltına alınması da dahil bir dizi tuhaf davranışları ortaya koydu.
İran’ın Tasnim haber ajansına göre, İngiltere Büyükelçisi Rob Macaire, 11 Ocak günü Tahran’daki Amir Kabir üniversitesi önünde öğrencileri eyleme teşvik ettiği gerekçesiyle gözaltına alındı ve bir kaç saat sonra serbest bırakıldı.
Britanya Dışişleri Bakanı Dominic Raab, yazılı bir açıklama yaparak “Tahran’daki büyükelçimizin hiçbir gerekçe gösterilmeden ve açıklama yapılmadan gözaltına alınması, uluslararası hukukun açık ihlalidir” dedi.

Raab, “İran hükümeti yol ayrımındadır: ya siyasi ve ekonomik tecritle birlikte parya statüsü yolunda devam edebilir (…) ya da diplomatik yola angaje olabilir” diye ekledi.

Devletler kendi ülke topraklarındaki bir başka devletin diplomatlarına dokunamıyor, gözaltına alıp tutuklayamıyor. Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi, diplomatların görevli bulundukları ülkelerdeki diplomatik ilişkilerini, ayrıcalıklarını ve dokunulmazlıklarını belirliyor.  1961’de imzalanan uluslararası anlaşmaya göre diplomatlar gözaltına alınamıyor.

Bu kadar açık bir anlaşmayı ihlal etmek İran açısından oldukça tuhaf. Zira, ABD Başkanı Donald Trump’ın 2015’te İran ile yapılan nükleer anlaşmadan çekilmesine, İngiltere Fransa ve Almanya ile birlikte karşı çıkıyor ve bu durum da objektif açıdan İran’ın yararına olan bir durum. İran’ın bu şekilde bir davranış ortaya koyması daha çok bir panik halini ifade ediyor.


İran’da gösteriler
Son günlerde ABD ile oldukça gergin günler yaşayan ve bir yolcu uçağını vuran İran’ın değişik kentlerinde rejim karşıtı gösteriler yapıldı. Tahran’da yüzlerce öğrenci, 8 Ocak günü yaşanan uçak kazasında hayatını kaybedenleri anmak için Amir Kabir üniversitesinde toplandı. Bu etkinlik, iktidara karşı öfke eylemine dönüştü. “Yalancılar” diye slogan atan eylemciler, uçağın düşmesine neden olan sorumluların yargılanmasını istedi. Fars haber ajansına göre öğrenciler, 3 Ocak günü ABD tarafından öldürülen İranlı General Kasım Süleymani’nin bir afişini de yırttı.
Cumartesi günü öğrencilerin eyleminin ardından dün ise başkent Tahran yeniden hareketlendi. Çok sayıda kişi sokaklara çıktı. Bu eylem, Twitter üzerinde yayınlanan görüntülerde, İran ordusun uçağı kendilerinin düşürdüğü itirafı ardından geldi.
Görüntüler resmi olarak doğrulanmasa da, sokaklara çıkan kitle “Yalan söylüyorlar! Bizim düşmanımız Amerika değil, düşman burada!” diye slogan attı. İran’ın başka kentlerinde de gösteriler olduğu bildirildi.





Savaşın eşiğine gelinen süreç
İran’ı İngiltere’nin Tahran Büyükelçisi’ni gözaltına almaya götürün sürecin halkları Kasım Süleymani’nin 3 Ocak’ta Bağdat’ta öldürülmesiyle başladı. 2019’un son günlerine ABD-İran gerginliği zaten üst boyuttaydı. ABD, Irak ve Suriye’de İran destekli Haşdi Şabi’nin Hizbullah Tugayları mevzilerini, Kerkük’e yapılan bir saldırıya misilleme olarak vurdu. Bu olayda Hizbullah Tugayları’nın 33 savaşçısı öldü, 55’i de yaralandı. Hemen ardından 2019’un son günleri ve yeni yılda Haşdi Şabi yanlıları İran’ın Bağdat’taki Büyükelçilik binasının önünde oturma eylemi yaptı ve adeta elçiliği ablukaya aldı.
3 Ocak’ta Süleymani’nin ABD’ye ait insansız hava aracı (İHA) ile öldürülmesi ile birlikte ABD-İran gerginliği en üst düzeye geldi.
8 Ocak’ta ise İran, ABD’nin Irak’taki iki askeri üssüne 22 füze attı. Başta ABD Başkanı Donald Trump olmak üzere ABD’li diğer yetkililer bu saldırıda hiç bir Amerikan askerinin ölmediğini ve yaralanmadığını az miktarda bir maddi kaybın olduğunu belirtti.
Çok sayıda siyasi, diplomatik gözlemci ve gazeteci, İran’ın boş araziye füze attığını, bu eylemle birlikte kendi kamuoyununa Kasım Süleymani’nin intikamının aldığı yönünde bir mesaj verdiğini böylece taraftarlarını konsolide etmeyi amaçladığını düşünüyor.
8 Ocak’ta İran’ın başrolde olduğu bir başka olay, bir anda dünya gündemine oturdu. Füzelerle ABD üslerine misillemeler yapılırken aynı saatlerde Tahran yakınlarında 176 yolcu ve mürektebat taşıyan Ukrayna’ya ait bir yolcu uçağı düştü.
Uçak faciasının üzerinden 1 gün geçtikten sonra ABD Başkanı Donald Trump ve faciada 63 vatandaşını kaybeden Kanada Başbakanı Kanada Başbakanı Justin Trudeau uçağın,  İran’ın attığı füzeyle vurulduğuna dair ellerinde kesin istihbarat kayıtlarının olduğunu açıkladı. Ancak İran’ın hem siyasi yöneticileri hem de sivil hava taşımacılığının yetkilileri Trump ve Trudeau’yu yalancılıkla suçladı, olayın teknik arızadan kaynaklandığını duyurdu. Ancak Cumartesi günü ise İran, facianın kendisinin attığı füzelerle yanlışlıkla vurulduğunu deklare etti. İran Genelkurmay Başkanlığı, Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesine misilleme olarak Irak’taki iki ABD üssüne düzenlenen hava saldırıları sonrası uçağın “askeri bir noktaya yaklaşan saldırgan bir uçak olarak algılandığını ve insani bir hata sonucu füzeyle vurulduğunu” duyurmuştu. Devrim Muhafızları Komutanı Emir Ali Hacızade ise uçağın Cruise füzesi sanılarak düşürüldüğünü söylemişti.

Özür dilediler
Devrim Muhafızları Başkomutanı Hüseyin Selami İran Meclisi’ni olayla ilgili olarak bilgilendirmiş, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani yapılanın “affedilmez bir hata” olduğunu söylemişti. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de özür dilemişti.
Bu arada Ukrayna Devlet Başkanlığı açıklamasına göre İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’i arayarak Tahran’da düşürülen yolcu uçağı sebebiyle İran adına özür diledi.  PS752 sefer sayılı uçaktaki 176 yolcu ve mürettebattan kurtulan olmamıştı. Uçaktaki yolculardan 82’si İran, 63’ü Kanada, 11’i Ukrayna, 10’u İsveç, dördü Afganistan, üçü İngiltere, üçü de Almanya vatandaşıydı. Bu açıklama ile hem iç hem de dış kamuoyunda İran daha da zor bir durumda kaldı.

Trump’tan Farsça twit
İran’da Cumartesi günü uçak faciasında ölenleri anmak amacıyla yapılan etkinlikler, İran’ın açıklamasının hemen ardından rejim karşıtı gösterilere dönüştü. Trump da İran’da rejim karşıtı gösterileri kendi lehine çevirmenin peşinde.
Trump fırsattan istifade bir mesaj yayınlayarak, İran halkının yanında olduğunu ve bu yeni eylemleri yakından takip ettiğini açıkladı.
Twitter üzerinde açıklama yapan Trump, “Uzun bir zamandır acı çeken cesur İran halkı: Başkan olduğumdan beri yanınızdayım, ve benim yönetimim yanınızda olmaya devam edecek. Eylemlerinizi yakından takip ediyoruz ve cesaretiniz bize esin kaynağı oluyor” dedi.
HABERMERKEZİ

--------------------------------------------------------------------------


Güncel haber, yorum ve analizleri

@y_ozgurpolitika hesabından takip edebilirsiniz.
Rûpelê fermî yê PolîtîkAzad @PolitikAzad
Almanca haberler için (Deutsch): @yopdeutsch
#YeniÖzgürPolitika

Yorumlar