Ulusal birlik yolunda kadınlar
olarak öncülük misyonunu yükleneceklerini kaydeden TJA aktivisti Ayşe
Gökkan, “Kadını yok sayan erkek egemen, feodal, militarist tavrı kabul
etmiyoruz. Ya bir olacağız ya da yok olacağız” dedi.
BERİTAN CANÖZER / JINNEWS/AMED
Amed’de 22 Aralık’ta düzenlediği resepsiyonda çok sayıda
siyasi parti, kurum ve sivil toplum örgütü bileşenleri ile bir araya
gelen Birleşik Kürt Kadın Platformu, gerçekleştirdiği tartışmaların
ardından sonuç bildirgesini yayınladı. Yayınlanan bildirgede, “Tek bir
sonuca vardık: Kürtler birlik olmadan başta Kürt kadınlar olmak üzere
Kürdistan’ın dört tarafına dayatılan soykırım ve sömürge
politikalarından kurtulamayız” belirlemesi dikkat çekti. Kürdistan’da
yaşanan saldırı ve acıların hak ihlallerini aştığı belirtilen
bildirgenin içeriğini ve tartışma düzeyini Tevgera Jinên Azad (TJA)
aktivisti Ayşe Gökkan değerlendirdi.
Birlik şiarıyla çalışacağız
Yüzlerce kadınla bir araya geldiklerini ve tartışmalar
yürüttüklerini dile getiren Ayşe Gökkan, kadınların ulusal birlik için
öncülük yapabileceği noktasında değerlendirmeler yaptıklarını belirtti.
Kadınlar olarak ara ara bir araya geldiklerini söyleyen Gökkan,
“Kürdistan’ın durumunu konuşuyorduk, tartışıyorduk. Fakat bu kez her
şehirden, bölgeden arkadaşımızın katılabileceği bir resepsiyon yapmak
istedik. 2010’da Amed’de, 2013’te Hewlêr’de bir araya gelmiş ve bir
kadın konferansı gerçekleştirmiştik. Ulusal birlik için yürütülen
çalışmalarımız devam ediyor. Biliyorsunuz Güney’de, Kuzey’de, Rojava ve
Rojhilat’ta Kürtlere ve kazanımlarına yönelik yoğun saldırılar söz
konusu. Kürt halkının saldırılar karşısında birlik olması gerekiyor.
Bunun için elimizden geleni yapmalıyız. Kadınlarla da bunları tartıştık.
Birlik şiarı ve hedefiyle çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
Oyunları boşa çıkarmalıyız
Kürt halkı üzerindeki baskı ve saldırıların basit ele
alınmaması gerektiğini belirten Gökkan, Kürtleri yok etmeye yönelik bir
saldırı politikasının devrede olduğuna dikkat çekti. Kürt halkının
birliğini ilan etmediği ve korumadığı takdirde katliamların hiçbir zaman
sona ermeyeceğine işaret eden Gökkan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kürt
halkı şahsi çıkarlarını gözetmeden birlik için çalışmalıdır. Bu görev ve
sorumluluk hepimizindir. Bu saldırılar yalnızca bir Kürdistan parçasına
yönelik değil, Kürt halkının statüsüne yöneliktir. Platformumuz da bu
çerçevede ittifak ile kuruldu. En büyük amacımız Kürt birliğini sağlamak
ve buna kadınlar olarak öncülük etmek. Asimilasyon politikalarını ve
saldırıları en derinden hisseden kadınlardır. Kürt kadınları şahsında
dil, kültür ve kimliğimize yönelik milliyetçi, faşizan ve cinsiyetçi
saldırılar gerçekleşiyor.”
Gökkan, platform olarak bir araya gelmelerinin
nedenlerinden birinin de bu milliyetçi, faşizan ve cinsiyetçi
saldırılara karşı örgütlü bir kadın mücadelesi yürütmek olduğunu
kaydederken, “Bu saldırılara asla izin vermeyeceğiz ve her zaman
özsavunmada olacağız. Bütün Kürt kadınlar da bu saldırılara karşı
çıkmalıdır. Bu oyunları kadınlar olarak boşa çıkarmalıyız” dedi.
Hem öncü hem aracı olmalıyız
Gökkan, kadın mücadelesinin öncülerinden Hevrîn Xelef’i
örnek vererek, “Hevrîn Xelef’in katledilmesi hükümetin, paramiliter
güçlerin ve DAİŞ’in Kürt kadınına yaklaşımının göstergesidir” diye
vurguladı. Dış güçlerin amacının Kürtlerin parçalanması olduğunu
söyleyen Gökkan, “Kürt kadınlar olarak ulusal birlik yolunda hem öncü
hem de aracı olmalıyız. Birlik çalışmalarına öncülük edecek olanlar
şüphesiz kadınlar olmalıdır. Bizim birliğimizle Kürdistan’ın birliği
sağlanacaktır. Yoksa Kürtler katliam ve saldırılardan asla
kurtulamayacaktır” ifadesinde bulundu.
Mücadele alanını genişletiyoruz
Kürt birliği için görüşmeler yapacaklarını aktaran Gökkan,
şunları vurguladı: “Kürt siyasetçiler, Kürt halkı birlik isteğimizi ve
talebimizi duymalıdır. Biz her çevreden Kürt kadınlar olarak
mücadelemizi büyütmeyi hedefliyoruz. Kadını yok sayan erkek egemen,
feodal, militarist tavrı kabul etmiyoruz. Parçalanmışlığa karşı mücadele
sözünü yineliyoruz. Kürtlerin birliği yolunda kadının bakış açısıyla
çalışmaları hızlandıracağız. Ya bir olacağız ya da yok olacağız. Yok
olmayı kabul etmiyoruz ve mücadele alanını genişletiyoruz.”
Yorumlar
Yorum Gönder