Semya Oktay, Samandağ’da ikamet eden ailesine
gidip “İçeri girer kızını alırız” tehditleri savuran polisler hakkında
yaptığı suç duyurusu, Emniyet’in “Ailelerle Yürütülen Çalışmaları”
denilerek reddedildi.
Hatay’ın Samandağ ilçesinde ailesiyle birlikte yaşayan
Semya Oktay, okuru olduğu Kaldıraç Dergisi tarafından Muğla’nın Datça
ilçesinde düzenlenen yaz kampına ve Gezi Direnişi sırasında Eskişehir’de
yaşamını yitiren Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz’ın hayatını
konu alan belgesel film gösterimine katıldığı için polisin tacizlerine
maruz kaldı.
Oktay’ı takip eden iki polis, bu tür etkinliklere
katılmaması yönünde 6 Aralık 2019’da ailenin kapısını çalarak,
baskılarını sürdürdü. Yaşanan bu olay üzerine Oktay, kendisi ve ailesi
üzerinde baskı kurmaya çalışan polisler hakkında ”tehdit” suçundan
Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Oktay, eve gelen
polislerin ailesine “Kızın uçurumun kenarında, her an düşebilir. Bir
dahaki sefere kapınızı böyle çalmayız. İçeri girer kızını alırız”
diyerek tehdit ettiğini kaydetti.
Oktay, polislerin evlerine geldiği anlara dair görüntüleri de savcılığa teslim etti.
Kaldıraç terör örgütüymüş!
Şikayet üzerine soruşturma başlatan savcılık, Samandağ
İlçe Jandarma Komutanlığı’na yazı gönderip konuyla ilgili tahkikat
yapılmasını istedi. Verilen yanıtta, etkinlikleri organize eden Anadolu
Kültür ve Araştırma Derneği (AKA-DER) “illegalize” edilerek, Oktay’ın
bu dernek üyeleri ile irtibatlı olması ve etkinliklerine katılması
dolayısıyla “Ailelerle Yürütülen Çalışmalar” doğrultusunda Samandağ İlçe
Emniyet Müdürlüğü TEM-Güvenlik Büro Amirliği’nde görevli iki polisin,
çocuklarının durumu hakkında bilgilendirilmek üzere ailesine gittiği
kaydedildi. Oktay’un katıldığı etkinliklerin “suç” kapsamına sokulduğu
yanıtta, Oktay ve ailesine dair bilgilerin Bilgilendirme ve Önleme
Faaliyetleri Aile Görüşme Formu doldurulması akabinde polislerin olumsuz
bir durum yaşanmadan ikametten ayrıldığı kaydedildi.
Savcılık gelen bu yanıt doğrultusunda “müştekinin soyut
iddiası dışında şüphelilerin üzerine atılı suçu işlediğine dair bir
delil olmadığı” gerekçesiyle iki polis hakkında takipsizlik kararı
verdi.
Karara itiraz etti
Oktay ise avukatı aracılığıyla karara karşı Hatay Sulh
Ceza Hakimliği’ne itirazda bulundu. Ancak yaptığı itiraza henüz yanıt
verilmeyen Oktay, sonrasında polislerin kendilerine yönelik tacizlerinin
sürmesi üzerine İnsan Hakları Derneği (İHD) Hatay Şubesi’ne başvurdu.
Oktay, ”Tüm yasal hakkımı kullanacağım. Bu meselenin peşini
bırakmayacağım” dedi.
MA/HATAY
İkna etmeyince baskı ve tehdit
Doğubayazıt’ta önceki gece bir eve ihbar geldiği
iddiasıyla baskın yapan polis, çocukları gerilla olan aileye HDP Amed İl
binasının önüne gitmeleri için baskı yaptı.
Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde önceki gece saatlerinde
Seferoğlu Ailesi’nin evine baskın yapan polis, aileye HDP İl binası
önüne gitmeleri yönünde baskı yaptı. Onlarca zırhlı araçla evlerinin
kuşatma altına alındığını söyleyen anne Yıldız Seferoğlu, yaşananları
şöyle anlattı: “Polis evi kuşattıktan sonra bize ‘teslim olun’ diye
anons ediyordu. Ben de başımdaki beyaz örtüyü camdan salladım. Daha
sonra biz çıplak ayaklarla ellerimiz başımızın üzerine koyarak dışarı
çıktık. Evi saatlerce arama yaptıktan sonra bizi evin içerisine aldılar.
Bize, ‘Evde PKK’liler olduğuna yönelik ihbar aldıklarını’ söylediler.
Ben de bunun yalan olduğunu söyledim. Çocuklarımızın neden PKK
saflarında olduğunu sordular. Ben de çocuklarımın kendi kararları
olduğunu söyledim. Bana daha sonra Diyarbakır HDP İl binası önünde
oturan ailelerden bahsetmeye başladılar. ‘HDP önündeki aileleri görüyor
musun? Bak onlar çocuklarına kavuşuyor. Bu devlet herkese kucak açıyor.
Diyarbakır HDP İl binası önüne gidersen biz sana her türlü desteği
veririz. Çocuğunu getirmek için ikna etmeye çalış’ dediler. Ben de böyle
bir şey yapmayacağımı söyledim.”
Can güvenliği yok
Yaklaşık 2 ay önce Ağrı’dan gelen üç kişilik bir ekibin
de HDP İl binası önüne gitmeleri için ikna etmeye çalıştığını anlatan
Seferoğlu, “Gelen ekip bana ‘Git oradaki ailelere katıl bütün
masraflarını biz karşılayacağız. Orada bulunan aileler tek tek çocuğuna
kavuşuyor. Sen de gidersen biz senin çocuğuna kavuşman için yardım
ederiz’ dediler. Ben o zaman da asla böyle bir şey yapmayacağımı,
çocuğumun kendi kararı olduğunu söyledim. Bizim evden sonra çok sayıda
eve de gitmişlerdi. Bütün aileleri ikna etmeye çalışıyorlardı. Bizim şu
an can güvenliğimiz yok” dedi.
Yorumlar
Yorum Gönder