Prensibimiz Kürtçe



Bir süre önce maddi zorluklar nedeniyle kapanan ŞA Performans’ın Kürtçe tiyatro yapmaya devam ettiğini belirten Egîd Fırat, tiyatrodaki temel prensipleirnin Kürtçe olduğunu dile getirdi.


DÎLAN KARACADAĞ
Kürtçe tiyatro yapan alternatif sanat merkezi Şa Performans, Kafka’nın “Akademi için bir rapor” öyküsünü “Ji Akademiyê Re Raporek” adıyla Kürtçeye uyarladı. Şa Performans, sanat üzerindeki baskı ve kültürel soykırıma Kürtçe tiyatroyla karşı duran bir sanat merkezi. 2018 yılında kurulan Şa Performans, zor şartlarla Kürtçe tiyatroyu ayakta tutmak için büyük çaba sarf ediyor. Şa Performans Franz Kafka’nın “Akademi için bir rapor” isimli öyküsünü “Ji Akademiyê Re Raporek” ismiyle İzmir seyircisiyle buluşturmaya hazırlanıyor. Tuncay Özel’in yönettiği oyun, 4 Şubat’ta ilk kez İzmir Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Şa Performans’tan Egîd Fırat, alternatif sanatın artık bir elin parmakları kadar az kaldığını ifade ederek “Düşünce ve eleştirilerimizi tiyatro yoluyla halka anlatmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla tiyatronun bir politik yanı olduğunu savunuyor ve yaptığımızı alternatif sahne olarak adlandırıyoruz” dedi.


‘Kürtçe prensibimiz’
Temel prensiplerinin Kürtçe üretim olduğunun altını çizen Egîd Fırat, Şa Performans’ın İstanbul’da yüzde yüz Kürtçe ve ağırlıklı olarak tiyatro olmak üzere çeşitli kültür sanat etkinlikleri yapan bağımsız bir kurum olduğunu hatırlattı. Son birkaç aydır maddi zorluklarla boğuştuklarını ve yaklaşık bir ay önce kapanmak zorunda kaldıklarını belirten Fırat, “Ancak kapatıldıktan birkaç hafta sonra farklı bir anlaşma ve sözleşmeyle ‘Konektiva’ çatısı altında yine Şa Performans olarak tiyatro oyunlarını oynamaya devam ediyoruz” dedi.




Zorluklara rağmen ayakta
Tiyatronun maddi zorluklara rağmen ayakta kalma mücadelesi verdiğini kaydeden Fırat, “Milattan önce 400’lü yıllarda yaşamış ve Komedyanın hatrı sayılır bir yazarı olarak kabul gören Aristophanes’in şöyle bir sözü vardır: ‘Sanat, ekmek peşinde koşarsa alçalır.’ Elbetteki maddi ve çıkar eksenli yaptığımız herşey hüsranla sonuçlanmaya mahkumdur; fakat realist olmak gerekirse sanatın herhangi bir dalıyla ilgilenen sanatçının en azından mevcut sistemde temel yaşam koşullarını idare edebilmesi ve daha sağlıklı şartlarda üretim ya da performans sergileyebilmesi için de o sanat dalından geçinebilmesi de elzemdir” dedi.


Kürt gençlerinin ilgisi artmalı
Daha çok Kürt gençlerinden oluşan bir seyirci kitlesinin olduğunu vurgulayan Fırat, gençlerin sanata yaklaşımına ilişkin ise şunları belirtti: “Kürt gençleri sadece tiyatroya değil, sanat ve edebiyat içeren bütün etkinliklere özel bir değer vermeli, ayrıcalık tanımalı; zira sanat ve edebiyat bir toplumun yapı taşıdır. Tiyatroyu ise diğer sanat dallarından farklı kılan en önemli özelliği izleyicinin empati kurma yeteneğinin ve buna bağlı olarak sorgulama kabiliyetinin artmasıdır. Aslında tiyatro yaşamın ta kendisidir. Güldürür, ağlatır, sorgulatır. Ve eminim ki tiyatroya zaman ayıran bir insan kendini değerli de hisseder, tiyatro biraz da psikologdur izleyici için.”




İzmir’de Kürtçe gerekli

İzmir’de Kürtçe tiyatronun gerekliliği değinen Egîd Fırat, şöyle konuştu: “Ciddi bir Kürt nüfusunun olduğu İzmir’de yaklaşık iki aydır yaşayan biri olarak gözlemlediğim kadarıyla burada az da olsa özel konserler ve yazar söyleşileri dışında Kürtçe sanata dair etkinlikler yok denilecek kadar az. Dolayısıyla İzmir’de ki oyunun bizim için yeri ve önemi apayrı olacak. İzmir’i ve kitleleri çok iyi bilmediğimizden dolayı “Avesta Dil Derneği ve Meksika Sınırı Cafe” işletmeci ve emekçileri bize bu konuda çok yardımcı oldular, insanlara ulaşmamızda çok etkileri oldu bu sebeble en içten teşekkürü kendilerine bir borç bilirim.” Egîd Fırat, 4 Şubat’ta İzmir Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde, 8 Şubat’ta ise Ankara Kızılay Babylon’da sahnelenecek “Ji Akademiyê Re Raporek” oyununa herkesi beklediklerini belirtti.

Yorumlar