Propaganda var, SOBA YOK


Depreme karşı hiçbir önlem ve hazırlık yapmayan, üstelik deprem için topladığı paraları da kendi projelerine harcayan Türk hükümeti, son üç gündür propaganda yapmakla meşgul ama hala çadır, soba, battaniye ve su gibi temel gereksinimlerden mahrum olanlar var.

Merkez üssü Elazığ’ın Sivrice ilçesinde 24 Ocak’ta saat 20.55 sıralarında meydana gelen 6.8 büyüklüğünde depremde yaşamını yitirenlerin sayısı dün saat 15.00 itibarıyla 40’a ulaştı. Türk hükümeti, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’la günlük basın toplantılarıyla propaganda yapıp adres gösterdiği Kızılay ve AFAD üzerinden yardımlarda bile ayrımcılığı sürdürüyor. Üstelik valililer marifetiyle HDP’nin yardım alamayan yerlere ulaşmasını da engelliyor.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) dün saat 15.00 itibarıyla paylaştığı son verilere göre yaşamını yitirenlerin sayısı 40’a yükseldi. 45 kişinin enkaz altından sağ kurtarıldığı deprem sonrası hastanelere başvuran bin 607 kişiden bin 516’sı taburcu edildi. Depremin ardından 21’inin büyüklüğü 4’ün üzerinde 948 artçı sarsıntının meydana geldiğini açıklayan AFAD, Elazığ ve Malatya’da bin 287 ağır hasarlı bina tespit etti. 24 Ocak günü çevre il ve ilçelerden de hissedilen depremin merkez üssünün Elazığ Sivrice’ye 10.4 kilometre uzaklıkta olduğu ve yerin 6.8 kilometre altında gerçekleştiği belirlendi. Kandilli Rasathanesi ise depremin büyüklüğünü 6.5 olarak, derinliğini ise 5 kilometre olarak revize etti. Deprem, Antep, Urfa, Adıyaman, Amed, Malatya, Dersim, Samsun, Tokat, Çorum, Sivas, Niğde, Kayseri, Kırşehir, Trabzon, Ordu ve Giresun’da da hissedildi.
AFAD, bölgeye toplam 24 bin 402 çadır, 26 bin 501 yatak, 62 bin 963 battaniye ve 3 bin 651 ısıtıcı ulaştırıldığını, 34 bin öğün sıcak yemek, 13 bin 500 kahvaltı ve 7 bin çorbanın depremden etkilenen vatandaşlara dağıtıldığını ileri sürdü. Elazığ ve Malatya Yardım Kampanyasında, 5 milyon 312 bin 85 lirası kampanya kapsamında oluşturulan banka hesaplarında, 25 milyon 252 bin 280 lirası ise SMS yoluyla olmak üzere toplam 30 milyon 564 bin 365 lira yardım toplandığı bildirildi.



948 artçı deprem
Açıklamada, depremin ardından 21’inin büyüklüğü 4’ün üzerinde 948 artçı sarsıntının meydana geldiği belirtildi. AFAD Başkanlığının, gerektiğinde kullanılması amacıyla Elazığ Valiliği emrine 3 milyon lira, Malatya Valiliği emrine 3 milyon lira olmak üzere toplam 6 milyon lira acil yardım ödeneği gönderdiği vurgulandı.
Hasar tespiti yapılan
Açıklamada, Elazığ ve Malatya’da incelenen 2 bin 945 binadan 87’sinin yıkıldığı, bunlardan bin 287’sinin ağır hasar aldığı, 56’sının orta ve 876’sının az hasarlı olduğu, acil olarak yıkılacak 12 binanın tespit edildiği, 627 binanın ise hasar görmediği kaydedildi. AFAD Başkanlığının, bölgeye 305 TIR ile yardım ulaştırdığı bildirilen açıklamada, AFAD koordinasyonunda toplam 6 bin 436 gıda kolisinin sevk edildiği duyuruldu.




Bakanların basın toplantısı
Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Elazığ Valiliğinde değerlendirme toplantısının ardından basın açıklaması yaptı. Bakan Soylu, depremde evi yıkılan ve hasar gören vatandaşlara yapılacak nakdi yardım miktarlarını açıkladı ve Elazığ merkez Aşağı Holpenk’te bin konteynerlik geçici konaklama merkezinin yapımına başlandığını bildirdi.

Şu ana kadar 45 barınma alanı belirlediklerini belirten Soylu, şunları söyledi: ”Özellikle Elazığ’da 45 barınma alanının 10’u çadır barınma alanı, 34’ü okul, geri kalanı spor kompleksi, 4 cami, 2 tane de cem evi. Yemek ihtiyaçlarını tamamen karşılamaya çalışıyoruz. Jandarma komutanlığıyla köylerdeki hasar tespitleri toplanıyor, ulaştırılması gereken yardımlar gerçekleştiriliyor. Bu tarama aynı şekilde devam ediliyor. 24 bin 400 çadır, 400 de genel maksatlı çadır sevk edildi. Uyku setleri, elektrikli ısıtıcıları, gıda kolileri sevk edildi. Dün muhtarlarımızla geniş bir toplantı yaptık. Bugün saat 1 itibariyle de şehre girmek üzere 50 bin kumanya günlük olarak dağıtılacak. Elazığ’da 40 bin şehir ve ilçeler, Malatya’da da 10 bin toplam 50 bin sadece kumanya.”

Kıraathanelerin tuvaletleri
Hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini belirten Soylu, yaklaşık 4 bin 800 personelin hizmet verdiğini söyleyerek, ”Çok doğal olarak vatandaşlarımız hasar tespit yapılmadan evlerine girmekte zorlanıyorlar, haklılar. Biz de bu tavrı doğru ve anlayışla karşılıyoruz. Biz de bu tespitlerin bir an önce yapılması için çalışıyoruz. Bizim vatandaşlardan talebimiz şu; dün kıraaahathanelerle görüştük. Tuvalet ihtiyaçları için açık kalmalarını sağladık. Onlar da kendi kıraathanelerinin önüne afiş yapıştıracaklar. Oradaki hizmetlerden de istifade edecekler. Şu ana kadar burada 2 bin ve Malatya’da da 2 binin üzerinde ağır hasarlı olarak tespit ettiğimiz konut var. Bu sayı giderek artıyor. Biz kira yardımı yapacağımızı söyledik ama şehir içerisinde bu kadar evin bulunmamasından dolayı da bir taraftan şehir hastanelerinde ye ayarladık. İl özel idaremize ait Elazığ merkez Aşağı Holpenk’te yaklaşık bin konteynerden geçici konaklama merkezinin 10 gün içinde sevkini gerçekleştireceğiz” diye konuştu
.
Devletin yapacağı yardım
Sadece Elazığ’da 300’ün üzerinde evin tamamen yıkıldığını, bir o kadar da Malatya’da olduğunu düşündüklerini ifade eden Soylu, şunları kaydetti: ”Evi yıkılan yurttaşların eşyalarını almalarına müsaade etmeyeceğiz. Eşya yardımı olarak 30 bin lira, acil kira yardımı olarak da 10 bin lira vereceğiz. Ağır hasarlı olan ve eşyasını alabilecek olduğunu tespit ettiğimiz ailelere de 11 bin lira kira yardımı yapacağız. Orta hasarlı ev sahiplerine de 5 bin lira uzun vadeli, 27 bin lira uzun vadeli faizsiz güçlendirme kredisi vereceğiz. Köylerde yıkılan evlere 11 bin lira acil yardım vereceğiz. 5 bin lira da biz bunlara eşya yardımı yapacağız. Bunları da hasarlar bittikten sonra ertesi sabah vatandaşlarımızın hesaplarına bu nakitleri geçireceğiz”





Yatan 86 yaralı
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise şunları kaydetti: ”Bin 607 vatandaşımız hastanelerimize müracaat etmişti. Şu anda hastanelerimizde yatan 86 yaralımız var. Bunlardan 18 yaralımız yoğun bakım şartlarında. Yoğun bakımda tedavilerine devam edilen yaralılarımızdan herhangi birinin durumu ağır değildir. Sahra ünitelerini açmaya başladık.”

Ateş yakıyorlar
Bakanların bu iddialarının aksine sahadaki durum farklı. Elazığ’da Depremin meydana geldiği ilk günden bugüne kadar yurttaşların büyük bir çoğunluğu, kentten ayrılmak zorunda kaldı. Hava sıcaklığının eksi 10’lara kadar düştüğü kentteki yurttaşlar yaşadıkları tedirginlikten kaynaklı evlerine giremiyor. Soğuk havanın etkili olduğu kentte, yurttaşların ısınma sorunları ise sürüyor. Sokakta ya da parkta geceyi geçiren yurttaşlar, çevreden topladıkları tahta parçaları ya da kartonları yakarak ısınmaya çalışıyor.

İhtiyaçlar karşılanmıyor
 Yurttaşların geceyi geçirdikleri yerlerinden biri de Malatya Caddesi üzerindeki Elazığ Belediyesi Kültür Park alanı. Kızılay ve AFAD tarafından yaklaşık 300 çadırın kurulduğu parkta, yurttaşların mağduriyetleri devam ediyor. 6 kişinin barınabileceği çadırların her birinde ise en az 11 kişi kalıyor. Çadırlarda kalanların en büyük sıkıntısı ise ısınma sorunu. Yetkililerin, depremzedelere yeterli sayıda battaniye ve ısıtıcının verildiği açıklamasının aksine neredeyse çadırların hiçbirinde ısıtıcı bulunmuyor. Yine verilen battaniyeler de ihtiyacı karşılamıyor. Buradaki yurttaşlar, ısınma sorununu çadırların önünde yaktıkları ateşle gidermeye çalışıyor. Soğuk havadan kaynaklı hastalanan çoğu kişi ise hastaneye kaldırıldı. Parkta yakılan ateşlerden çıkan duman nedeniyle görüş mesafesi düşüyor.

Abluka altındalar
 Parkın güvenliği asker ve polisler tarafından sağlanıyor. Parkın orta kısımlarında jandarmanın güvenliği sağladığı çadır alanın bir bölümüne, giriş ve çıkışlara izin verilmemesi dikkat çekti. Giriş ve çıkışlara herhangi bir gerekçe sunamayan askerler, belirlenen kısma izinle girebileceğini ifade etti.

Soğuktan yatamıyorlar
Çadırlarda kalanlardan biri olan 3 çocuk annesi Mine Kumaro, depremden kaynaklı Sürsürü Mahallesi’ndeki evinde oluşan çatlaklardan dolayı evine gidemediğini söyledi. 3 gündür dışarıda olduğunu belirten Kumaro, ısınma sorununa dikkat çekerek, “Çadırlarda ısıtıcı olmadığı için sabaha kadar ateşin başında kalmak zorunda kalıyoruz. Soğuktan dolayı ne biz ne de çocuklarımız yatabiliyor. Çocuklarımız hastalandı” dedi.
 Rüstem Paşa Mahallesi’ndeki evinin duvarlarında oluşan çatlaklardan kaynaklı ilk iki geceyi camide geçirdiğini söyleyen Zühtü Kardeşler, şunları söyledi: “Buraya çadır bakmaya geldim. Ancak görüyor ki çadır bulamayacağım. Ne yapacağımızı bilmiyorum. Ailemle dışarıdayım ve ne olacağını bilmiyorum.”
Depremin uzun sürdüğü için depremden kurtulamayacağını düşünen Yusuf Çetin ise iki gündür çadırda kaldığını belirterek, “Bir çadırda 11 kişi kalıyoruz ve sadece beş battaniye verilmiş bize. Çaresiz bekliyoruz. Ev hasarlı olduğu için dönmekten korkuyoruz” diye konuştu.

Sıra gelmeden yemek bitiyor
 Soğuk havadan kaynaklı 3 çocuğunun hastalandığını dile getiren Handan Çetin ise şunları söyledi: “Hastalanan çocuklarımızı ambulansla hastaneye gönderdik. Hastaneden döndüklerinde beş kuruş paramız yok ilaç alayım. Korkumuzdan evimize de gidemiyoruz. Evimizde kira, eşimin aldığı 750 TL maaşla geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz. Kirada kalıyorum, bu parayla geçinemiyoruz. Yemek dağıtıyorlar sıraya giriyorum, sıra bize gelmeden yemek bitti diyorlar. Bu gece yine yemek, bulamadık.”

Sadece çadır geldi
HDP heyeti, Elazığ merkezli depremden etkilenen Malatya’nın Pütürge ve Doğanyol ilçelerinde incelemelerde bulundu. Heyet ilk ziyaretini Pütürge’nin Hüsükuşağı bölgesinde bulunan ve depremden etkilenen yerleşim yerlerini ziyaret etti. Bölgede sağlam ev kalmadığı, geride kalanların ise büyük risk taşıdığı tespiti yapıldı. Heyet depremzedelerin yaşadıkları sorunları dinledi. Yurttaşlar çadır dışında şu ana kadar kendilerine her hangi bir yardımın yapılmadığını dile getirdi. Heyet daha sonra Doğanyol ilçesi Gökçe Mahallesi’nde yaşamını yitirenlerin taziyesine katıldı.

Mühendislerin raporu
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Amed İl Koordinasyon Kurulu (İKK), bölgede yaptığı incelemelerin sonucunu İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Şubesinde yapılan basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. TMMOB Amed İKK Sekreteri Doğan Hatun, Amed’in Çüngüş ilçesi, Elazığ merkez ve ilçeleri Maden, Sivrice’de yapılan çalışmaları kriz masasına ilettiklerini, acil alınması gereken önlemlerin olduğunu belirtti. İMO Şubesi yöneticisi Sevdet Acar da deprem bölgesinde hazırlanan ve acil alınması gereken önlemlerin yer aldığı raporu paylaştı.


580 kilometrelik fay hattı
 Acar, jeoloji mühendislerinin verilerine göre, depremin meydana geldiği Doğu Anadolu Fay Zonu (DAFZ), Bingöl-Karlıova‘dan başlayan ve 580 kilometre boyunca Antakya‘ya doğru uzanan 4 ile 25 kilometre genişlikteki aktif bir deformasyon kuşağı olduğunu hatırlattı. Acar, “En az iki milyon yıldan bu yana hareket ettiği bilinen sol yanal atımlı fayın bugüne kadar toplam 15 km’lik yanal öteleme yapmış olduğu, yani fayın yıllık kayma hızının 7.9 mm/yıl olduğu tespit edilmiştir” dedi.

Yapısal kusurlar fazla
 Acar, tespit edilen hususları şöyle sıraladı:
  • Elazığ/Maden’e bağlı Gezin beldesinde 6 katlı binanın tümden göçtüğü yerinde görülmüştür. Enkaz bölgesinde yapılan incelemede yapıların, yeterince mühendislik hizmeti almadığı, yapısal kusurların fazla olduğu, betonun tamamen gevrekleşip tüm mukavemetini kaybettiği bu nedenlerden dolayı binada tümden göçme oluştuğu tespit edilmiştir.
  • Sivrice ilçesinde yapılan incelemelerde tümden göçen yapının yanı sıra ağır hasarlı birçok yapı olduğu; özellikle yeni yapılan bazı kamu binaların ve merkez caminin büyük oranda hasar gördüğü tespit edilmiştir.
Kontrolsüz yapılaşma
  • Elazığ şehir merkezinde yapılan incelemelerde Mustafapaşa Mahallesi’nde aynı sokakta bitişik nizam olarak inşa edilen 3 bina ve yine bitişik nizam olarak inşa edilen 1 bina, Sürsür Mahallesi’nde 1 bina olmak üzere toplam 5 binanın tümden göçtüğü yerinde tespit edilmiştir. Ancak AFAD ekiplerince arama ve kurtarma çalışmaları devam ettiğinden dolayı bina enkazı üzerinde detaylı inceleme yapılmamıştır. Yapılan gözlemsel incelemeye göre yapıların, yeterince mühendislik hizmeti almadığı, bitişik nizam olmalarına rağmen yeterince dilatasyon mesafesinin olmadığı, betonun tümden gevrekleşip mukavemetini kaybettiği, yeterince donatı kullanılmadığı, kontrolsüz yapılaşma sonucunda binaların göçtüğü tespit edilmiştir.
  • Amed’in Ergani, Çermik ve Çüngüş ilçelerinde ve köylerinde yapılan incelemede tümden göçen yapı olmadığı ancak başta kamu binaları ve camiler olmak üzere birçok yapıda hasar oluştuğu tespit edilmiştir. Ayrıca bazı kırsal bölgelere yoğun kar yağışından dolayı ulaşım sağlanamamıştır. Köy muhtarlarından alınan bilgilere göre bu bölgelerde tarımsal ve hayvancılık için kullanılan yapıların hasar görmüştür.
Propagandayı bırak, önlem al
 Raporda, acil alınması gereken önlemler ise 10 madde şu şekilde sıralandı:
  • Deprem sonrası ağır hasar oluşan yapıların artçı sarsıntılardan kaynaklı yıkım tehlikesi olduğundan risk teşkil eden yapıların ivedi bir şekilde tespit edilip tahliye edilmesi gereklidir.
  • AFAD, UMKE ve AKUT gibi ekiplerin birbirleri ile koordineli çalışamaması ciddi bir kriz yönetim problemi olduğunu ve gerçekçi bir deprem senaryosuna sahip olmadığımızın göstergesidir.
  • Kriz yönetiminin güvenlik güçleri ile değil ilgili kurumların himayesinde yürütülmesi gerekmektedir.
  • Kriz masalarına ilgili meslek örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşları da dâhil edilmelidir.
  • Yoğun kış koşulları göz önünde bulundurularak yapılacak tüm insani yardımların engellenmemesi gerekiyor.
  • Kırsal alanlardaki iletişim ve ulaşım yetersizliği göz önünde bulundurulmalı, arama kurtarma ve insani yardım çalışmalarına bu bölgeler de ağırlık verilmelidir.
  • Hükümetin birinci derecede yapmakla yükümlü olduğu görevlerini siyasi bir propaganda aracına dönüştürmeyi bırakıp sağlıklı çalışma yürütmelidir.
  • Özellikle depremden etkilenen yapıların tamamı gözden geçirilerek raporlaştırılması ve depreme dayanıklı hale getirilmelidir.
  • Mühendislik hizmeti almayan yapıların imar afları ile aklanmaması gerekir.
  •  İmar politikaları ranta göre değil deprem gibi doğal afetler göz önünde bulundurularak düzenlenmelidir.
 ELAZIĞ

Yorumlar