Türk devletinin önceki gün hava saldırısıyla
katlettiği YBŞ komutanlarından Zerdeşt Şengalî ile üç YBŞ’li dün törenle
toprağa verildi. YBŞ komutanlarından Dijwar Feqîr, bıraktıkları mirasa,
kanlarının son damlasına kadar sahip çıkacaklarını söyledi.
Türk devletinin, uluslararası güçler ve Irak sessiz
kalmasıyla 5. kez hava saldırısı düzenlediği Şengal’de şehit düşen dört
YBŞ’li, dün Şengal’de düzenlenen törenle toprağa verildi. Törende hem
Türk saldırganlığına hem de göz yumanlara tepki vardı. Törende konuşan
YBŞ komutanlarından Dijwar Feqîr, ”Onların ve Mam Zeki Şengalî’nin bize
bıraktığı mirasa, kanımızın son damlasına kadar sahip çıkacağız. Hiçbir
saldırı karşısında geri adım atmayacağız, bayrakları hem dalgalanacak”
dedi. Komutan Feqîr, uluslararası güçlerin görmezden gelmemeleri
gerektiğini belirterek, şunların altını çizdi: ”Şengal’e saldıranlar
amaçlarına ulaşamayacak. 74 fermandan geçen Şengal’in çocukları olarak
mücadelemize devam edeceğiz.”
Türk devleti, 15 Ocak Çarşamba günü yerel saatle 10.40
sıralarında Şengal’ın Digurê köyüne hava saldırısı düzenledi. Saldırıda,
YBŞ komutanlarından Zerdeşt Şengalî ile Hemîd Şengalî, Şervan Cîlo ve
Êzdîn Şengalî şehit düştü. Saldırıdan sonra yazılı bir açıklama yapan
Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) Genel Komutanlığı, Türk devletinin vahşi
saldırılarının DAİŞ saldırılarından farksız olduğunu belirterek, şöyle
devam etti:
5 defadır müsaade ediliyor
”Türk devletinin halkımıza yönelik yaptığı saldırılardan
Irak devletinin de kendisini sorumlu tutması gerekir. Irak devleti ve
herkes biliyor ki; YBŞ, Irak’ta resmi bir güçtür. Buna rağmen Irak
devleti 5 defadır Türk devletinin güçlerimize dönük saldırılara müsaade
ediyor. Irak devletinin bu saldırılara izin vermemesi ve sessiz
kalmaması gerekir. Aynı durum Uluslararası DAİŞ Karşıtı Koalisyon için
de geçerlidir. Koalisyon da bu saldırılardan kendini sorumlu tutmalıdır.
Şehitlerimiz Zerdeşt Şengalî (Nezar Bapîr
Murad/Şengal-Digurê), Şervan Cîlo (Eymen Bapîr Murad/Şengal-Digurê),
Hemîd Şengalî (Hemîd Xelîl Qasim/Şengal-Digurê) ve Êzdîn Şengalî (Elî
Hiseyn Xidir/Şengal-Digurê) cesaretimizi ve kararlılığımızı
arttırmıştır. Her an onların anısı için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Kahraman şehitlerimizin ulaşmayı hedeflediği amaçlara ulaşacağız. Dost
ve düşman herkes bilmelidir ki biz bu saldırılardan dolayı zayıflamadık.
Her bir şehidimiz bizim için özgürlük ve zafer yolu göstericisidir.”
Şengal’de tören düzenlendi
Şehit düşen dört YBŞ’li için dün cenaze töreni düzenlendi.
Tören, Şengal’deki Şehîd Dilgeş ve Şehîd Berxwedan Mezarlığı’nda
yapıldı. Törende, bölge aşiretleri ve askeri komutanlar da hazır
bulundu.
YBŞ komitanlarından Dijwar Feqîr, cenaze töreninden
yaptığı konuşmada, şunları söyledi: “Zerdeşt, zor ve ağır günlerin
komutanıydı. Gerçek bir öncüydü. Şengal’in özgürleştirilmesinden
şehadetine kadar Şengal ve Ezîdî toplumu için büyük emekler verdi.
Onunla birlikte şehit düşenler de her türlü fedakarlıktan sakınmayan
arkadaşlarımızdı. Onların ve Mam Zeki Şengalî’nin bize bıraktığı mirasa,
kanımızın son damlasına kadar sahip çıkacağız. Hiçbir saldırı
karşısında geri adım atmayacağız, bayrakları hem dalgalanacak.”
Komutan Feqîr, uluslararası güçlere de seslenerek, bu
saldırıları görmezden gelmemeleri gerektiğini belirtti. Komutan Feqîr,
son olarak şunların altını çizdi: ”Şengal’e saldıranlar kesinlikle
amaçlarına ulaşamayacak. Bizler, 74 fermandan geçen Şengal’in çocukları
olarak mücadelemize devam edeceğiz.”
YBŞ komutanlarından Zerdeşt Şengalî’nin babası Bapîr Mûrad
da merasimde kısa bir konuşma yaparak, Kürdistan halkına ve Êzîdî
toplumuna başsağlığı diledi. Oğlunun tüm Êzîdî toplumunun şehidi
olduğunu belirten Mûrad, mücadelesini sahipsiz bırakmayacaklarını
vurguladı.
Konuşmaların ardından şehit cenazeleri, slogan ve zılgıtlar eşliğinde defnedildi.
Kürt düşmanlığıyla saldırıyor
Türk devleti, geçen yıldan bu yana bir çok kez Şengal’i
hedef aldı. Türk savaş uçakları, 19 Ekim 2019’da Şengal’in Xanesor
nahiyesindeki sivil yerleşim alanlarını bombalamıştı. SİHA’ların 19
Kasım günü Xanesor’u hedef alan saldırısında YBŞ’nin 5 savaşçısı
yaralanmıştı. Bunlardan biri daha sonra şehit düşmüştü. Türk savaş
uçakları 5 Kasım akşamı Şengal’in Barê bölgesini üç kez bombalamıştı. 4
Kasım’da Xanesor bombalanmış ve 3 YBŞ savaşçısı yaralanmıştı.
ŞENGAL
Mültecilik dayatılıyor
Şengal’e yapılan saldırıyı kınayan Mezopotamya İnançlar
Platformu, “Irkçı faşist Türk devleti Şengal’de kalan ve köklerinden
kopmayan halkımızı bu saldırılarla korkutarak, onları mülteciliği
dayatmaktadır” dedi.
Yazılı bir açıklama yapan Mezopotamya İnançlar Platformu
şunları belirtti: “Bilindiği gibi Türk devleti, Kürtlere karşı
düşmanlıklarında sınır tanımamaktadır. Kürt halkını yok etmek için her
türlü kirli ve barbarca yöntemleri kullanmaktadır. Savaşta mağlup olan
ve yenilen DAİŞ’in bozguna uğramasını, kendine yedirmeyen TC devleti,
DAİŞ in intikamını almak için yoğun bir çaba göstermektedir. Kutsal
toprak parçası olan Şengal’de DAİŞ’in Êzîdî halkımızı jenositten
geçirmek isteyen barbar çeteler, halkımızın kahraman evlatlarının
direnişi karşısında istedikleri sonucu alamamışlardır. Bozguna uğrayarak
dağılan DAİŞ ile istedikleri sonuçları alamayan barbar Türk devleti bu
sefer de kendisi sahaya inmiştir. Halkımızın köklerini kurutmak isteyen
vahşi Türk devleti, halkımızı dilsiz, iradesiz ve kimliksiz bırakmak
için her türlü gayri ahlaki davranışlar sergilemektedir.
Irkçı faşist Türk devleti Şengal’de kalan ve köklerinden
kopmayan halkımızı bu saldırılarla korkutarak, onları mülteciliği
dayatmaktadır. Bu ahlaksızca yapılan saldırıların asıl sebeplerinden
biri budur.
Irkçı ve tekçi Türk devleti, çok dinli, mezhepli ve etnik
yapılı Kürdistanı yakıp yıkarak ortadan kaldırmak istemektedir. Hem
bizler hem insanlık için bu çok dinli ve mezhepli yapının korunması
hayatidir. Bu yapı ısrarla dağıtılmak ve yok edilmek istenmektedir. Bu
çok renkli yapının korunması için herkesin bu saldırılara karşı koyması
ve mücadele etmesi gerekmektedir. Bizler Mezopotamya İnançlar Platformu
olarak, dindarları, halkımızı ve bütün insanlığı bu barbarları
durdurmaya çağırıyoruz. Şengal’in ve Rojava’nın uçuşa yasak bölge ilan
edilmesi ve böylelikle bu katliamların durdurulmasını istiyoruz. Êzîdî,
Müslüman, Hristiyan, Alevi ve Yahudilerin birlikte mücadele ederek,
dinler havzası ve bahçesi olan bu toprakları, bu toprakların kadim
halklarının korunması için mücadeleye çağırıyoruz.
Mezopotamya İnançlar Platformu olarak, kendine insanım
diyenleri birlikte bu katil ve çete devlete karşı mücadeleyi yükseltme
çağrısını yapıyoruz.”
Yorumlar
Yorum Gönder