Sessizliğe son verin


Demokratik Suriye Meclisi (MSD), uluslararası toplum, BM Güvenlik Konseyi, insan hakları örgütleri, Koalisyon ve Rusya’ya, Türk devletinin Efrîn’deki işgalini sona erdirmesi için baskı kurması çağrısı yaptı.
MSD, Suriye halklarını yek vücut olarak Türk devletince işgal edilen bölgelerin kurtuluşu için mücadeleye çağırdı.
İşgalci Türk devleti ve çeteleri, 20 Ocak 2018’de başlattığı ve her türlü ağır silahı kullanarak gerçekleştirdiği vahşi saldırıların ardından Efrîn’i işgal etti. İşgal saldırılarının 2. yılına ilişkin yazılı açıklama yapan Demokratik Suriye Meclisi (MSD), şunları belirtti: ”Türk devleti, 20 Ocak 2018’de ağır silahları ve ÖSO adı altındaki çetelerin katılımıyla Efrîn’i işgal saldırılarına başladı. Saldırılar sonucu yüzlerce kişi şehit düştü, on binler göç etmek zorunda kaldı. Hava ve kara saldırılarıyla yıkım siyaseti izleyen işgalci Türk devleti, çetelerinin eliyle demografi değişimi, halkı zorla göç ettirme ve talanlarını sürdürmektedir.

Osmanlı hayali
Türk devleti başından bu yana bölgedeki oyunculardan biridir ve bazı amaçları vardır. Türk devletinin başında bulunan AKP hükümeti, Osmanlı dönemini yeniden canlandırmanın peşindedir. Bu amacını gerçekleştirmek için sürekli eylem içinde olduğu, 9. yılına giren Suriye krizinin başından beri görülmektedir.

Uluslararası sessizlik
Efrîn, Suriye’nin en güvenli bölgesiydi ve Suriye’nin diğer bölgelerinden gelen çok sayıda göçmeni karşılamıştı. Türk devletinin saldırılarının ardından artık bu bölge şiddetin, savaşın, talanın, yıkımın ve demografik değişimin en yoğun yaşandığı yer oldu. Başta İdlib olmak üzere Suriye’nin diğer kentlerinden gelenler demografiyi değiştirmek için Efrîn’e yerleştirildi fakat tüm bu yaşananlara karşın uluslararası toplum büyük bir sessizlik içindedir.

İşgale son verdirin
MSD olarak Efrînli halkımız üzerinde yaşatılan bu büyük felaketi kınıyor; uluslararası toplum, BM Güvenlik Konseyi, insan hakları örgütleri, koalisyon ülkeleri ve Rusya’ya, Türkiye’nin Efrîn’deki işgaline son vermeyi ve zorla göç ettirilen Efrîn halkının topraklarına geri dönebilmeleri için çağrı yapıyoruz.

Yek vücut halinde
Suriyeli halkımıza, yek vücut halinde, Efrîn başta olmak üzere Türk devleti tarafından işgal edilen bölgelerin kurtuluş savaşını ilan etmesi çağrısında bulunuyoruz. Efrîn halkına, uluslararası alanda siyasi mücadelemizi sürdüreceğimize söz veriyoruz. Başlıca amacımız olana Efrîn’in özgürlüğü için direniş güçlerimize destek olacağız.”

Efrin işgalinin iki yılı
Türk devleti ve çetelerinin Efrîn’i işgal altında bulundurduğu 2 yıl içinde 534 sivil katledildi, 300’ü çocuk 670 sivil yaralandı. İşgalcilerin kaçırdığı 3 bin 300 sivilin ise akıbeti bilinmiyor.
İşgalci Türk devleti ve çeteleri, 20 Ocak 2018’de, savaş uçakları ve gelişmiş askeri tekniğiyle Efrîn’e işgal saldırıları başlattı. Kadın, erkek, çocuk, yaşlı gözetmeksizin hedef alınarak katledildi. Halka yönelik saldırıların yanı sıra Efrîn’in tarihi ve doğası da hedef alınarak, kutsal mekanlar, doğa harikası ormanlık alanlar ve insanlığın ortak mirası olan tarihi mekanlar, işgal günleri boyunca bombardımanlarının hedef oldu.
İşgalci Türk devleti ve çetelerinin vahşetinden dolayı Efrîn halkı evlerini terk ederek, topraklarına yakın olan Şehba Kantonu’na geçereken, bir kısmı da Kuzey-Doğu Suriye ile Halep’e göç etti.

Çeteler yerleştirildi
İşgal saldırıları öncesi Efrîn’in nüfusu 550 bindi. İşgal saldırıları sonrası 300 binden fazla Efrînli topraklarını terk etmek zorunda kaldı. Öte yandan işgalcilerin demografik değişim politikaları sonucu kentte bulunan Efrînlilerin oranı yüzde 20’lere düştü. Kentin şimdi yüzde 80’ini Hama, Humus, İdlib, Dera ve Guta’dan getirilerek yerleştirilen çeteler ve yakınları oluşturuyor.
İşgalci Türk devleti ve çetelerinin vahşi saldırılarından dolayı kadın ve çocuklar başta olmak üzere çok sayıda sivil şehit düştü, yaralandı ya da sakat kaldı.
Çetelere halka, tarihi yerler ve eserlere; Efrin’in doğasına yönelik birçok ihlalde ve saldırıda bulundu. İşgal sonrası günlük yaşamın rutini haline dönüşen bu ihlaller, Efrîn’de herhangi bir hukuk ve insan hakları örgütü temsilciliği olmadığı için ne belgelenebildi ne de buna karşı dünya kamuoyunda ciddi bir tepki geldi.

Siviller katledildi
Efrîn’de 489 sivil işgalci Türk devleti ve çetelerinin bombardımanları ve vahşi saldırılarıyla katledilirken 54 sivil de işgalcilerin işkenceleriyle katledildi. Katledilen sivillerin arasında gazeteciler de bulunuyordu. Kentte ayrıca bombardıman ve saldırılardan dolayı 300’ü çocuk 670 sivil de yaralandı.

6 bin kişi kaçırıldı
Efrîn’de işgal altında geçen iki yıl içinde 6 bini aşkın sivil kaçırıldı. Kaçırılan ve aralarında kadınların da bulunduğu 3 bin 300 sivilin ise akıbeti hakkında halen bir bilgi alınmazken, 700 sivil ağır işkencelerden geçirildi.
Kaçırılan Efrînli sivillerin 500’ünün ailesinden ise fidye istendi. Özerk Yönetim ile çalıştıkları iddia edilerek kaçırılan bu sivillerin aileleri, 100 bin dolar gibi yüksek fidyeler ödemek zorunda kaldı.
Efrîn ve ilçelerinde 2 yıl içinde 198 patlama meydana geldi.

Doğası katledildi
İstatistiklere göre bölgede işgal yılları boyunca 150 bini aşkın zeytin ağacı kesildi. Ayrıca onlarca yıllık 300 çeşit ağaç da işgalciler tarafından kesilerek ormanlar tahrip edildi. 15 bin meşe ağacı da yakacak olarak kullanılmak üzere yağmalandı.
Kent ve çevresinde ayrıca 10 bin zeytin ağacı ve 2 bin 180 dönümlük ekili tarım arazisi de Türk devleti ve çeteleri tarafından ateşe verildi.

İbadethaneler, okullar…
Efrîn’deki ibadethaneler, okul binaları ve evler de işgalcilerin vahşetine maruz kaldı. Kimileri tamamen kullanılamaz hale gelirken birçoğu da işgalciler tarafından üsse çevrildi.
  • 64 bin okul binası kısmi veya tamamen yıkıldı. 50 bin öğrenci eğitim hakkından mahrum kaldı.
  • Emir Xubarî Kız Okulu çetelerin askeri polislerinin merkezi, Ezhar Okulu da istihbarat ve işkence merkezine dönüştürüldü. El Keramê Okulu kaçırılan sivillerin tutulduğu zindan olarak kullanılıyor. Kentteki Ticaret Lisesi binası işgalciler tarafından işkencehane ve zindan olarak kullanılırken Efrîn Üniversitesi binası da yine çeteler tarafından kirli amaçlar için kullanılıyor.
  • Efrîn’deki tüm okullarda dersler Türkçe veriliyor ve anadilde eğitim, Türk devletinin Bakurê Kurdistan’ında yaptığı gibi yasaklanmış durumda.
  • Efrîn Êzîdî Birliği binası da dahil 10 inanç merkezi ve ibadethane işgalciler tarafından yıkıldı. Yaşanan vahşetten dolayı Efrîn’deki Êzîdîlerin nüfusu 25 binden 7 bine düştü. Üstelik Basûfanê camiinde Êzidîlere zorla İslamiyet kabul ettiriliyor.
  • Mabata ilçesindeki Alevilere ait merkez binası yıkıldı, bölgedeki Alevilerin çoğu göç etmek zorunda kaldı.
  • Efrîn kent merkezindeki Rai Salih Evangelist Kilisesi’ndeki eşyalar yağmalandı.
  • Kentte sivillere ait birçok bina ya tamamen ya da kısmen yıkıldı. Öyle ki barbar işgalciler bazı sivilleri, evlerini üzerlerine yıkmak suretiyle katletti.

İsimleri değiştirildi
  • Efrîn’in sembollerinden olan Newroz Kavşağı’nın ismi işgalciler tarafından Husin El Zeytun olarak değiştirildi.
  • Weteniyê Kavşağı’na ise çete reisi Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın ismi verildi.
  • Kürtler için ulusal bir simge olan Demirci Kawa’nın isminin verildiği meydanın ismi de değiştirildi.
  • Bilbilê ilçesine bağlı Kotana köyünün ismi Zafer Obası, Qestela Miqdad’ın ismi Selçuk Obası ve Kurzêla Çiyê köyünün ismi de Cafer Obası olarak değiştirildi.
Hırsızlık ve yağma
  • Zeytinyağı imalathanelerindeki 140 adet zeytinyağı çıkarma makinesi çeteler tarafından çalındı. İmalathane sahipleri de çetelere haraç vermek zorunda kaldı.
  • 7 sabun imalathanesi yağmalandı.
  • 2018 hasat sezonunda 70 bin ton zeytinyağı çalınarak Türkiye’ye kaçırıldı ve Türk devleti adına İspanya’ya ihraç edildi. 2019’da da benzer hırsızlık vakaları devam etti. Bölgede tarımla beraber hayvancılık da büyük darbe aldı. İşgalin ardından kentte hayvancılık yapanların oranı yüzde 20’ye düştü.

İnsanlığın mirasına kast
Efrîn’de 17 tarihi höyük ve mekanın talan edildiği ve yıkıldığı belgelendi. Nebî (Aziz) Horî (Siryos), Eyn Darê Höyüğü ve Beradê (Marmaron) höyüğü, yağmalandığı belgelenen en önemli tarihi miraslardan bazıları.

Kadınlara saldırılar
Saldırılarının başına kadınları koyan işgalciler ve çeteleri, kentteki kadınlara kara çarşaf giyme zorunluluğu getirdi ve sokağa çıkışlarını yasakladı. Efrîn’de demokratik toplum inşasının öncülüğü yapan kadınlara yönelik saldırı ve katliamlardan bazıları şöyle:
  • 50’den fazla kadın katledildi,
  • 210 kadın yaralandı,
  • 60 kadın tecavüze uğradı,
  • İşgalcilerin vahşetinden dolayı üç kadın intihar etti.
Her türlü kirli ve insanlık dışı yöntemle kadınları hedef alan Türk devleti ve çeteleri, vahşice katlettikleri Şehit Barîn Kobanê’nin cenazesini tahrip etti. Bu olay, işgalcilerin karanlık zihniyetinin vahşi bir yansıması ve insanlığa karşı işlenen bir suç olarak kayıtlara geçti.
Türk devleti ve çetelerinin işgali altındaki Efrîn’de neredeyse her gün savaş ve insanlık suçu kapsamında olaylar yaşanıyor. Kentte yaşanan hak ihlalleri ve saldırılara ilişkin sunduğumuz bilgiler ise Efrîn İnsan Hakları Örgütü ve Heyva Sor a Kurd tarafından kayıt altına alınabilmiş olanlar. Hakkında bilgi edinilemeyen daha fazla olay yaşandığı aşikardır.
Kentte çok sayıda YPG-YPJ savaşçısı ile İç Güvenlik Güçleri ve Toplumsal Savunma Güçleri üyeleri yaralandı ve şehit düştü. Fakat bu yaralanma ve şehadetlerin bazıları belgelenemedi.

İşgalci vahşeti bitmiyor
İşgalci Türk devleti ve çetelerinin vahşeti, Efrîn’den göç etmek zorunda kalarak Şehba’ya geçen sivillere yönelik de devam ediyor. Efrînli göçmenlerin bulunduğu yerlerde de sivil yerleşim yerleri ve okul binaları Türk devleti ve çetelerince hedef alınıyor. Anadilde eğitimlerine devam etmek isteyenlerin korkutulması amaçlanan saldırılar kapsamında da Aqîbê Okulu, Ekim ayı boyunca üç kez işgalcilerin hedefi oldu.
Kentten göç etmek zorunda kalanların bulunduğu Efrîn Şêrawa ilçesi ve Şehba’ya yönelik 102 ağır silah ve top atışı kaydedildi. Saldırılarda 41 sivil şehit düştü, çoğu çocuk ve kadın 78 sivil de yaralandı ya da sakatlandı. Devam eden saldırılarda ayrıca sivil yerleşim yerlerinde de maddi hasar meydana geldi.

Til Rifat katliamı
İşgalci Türk devleti 2 Aralık 2019’da Efrînli sivillerin bulunduğu Şehba’nın Til Rifat ilçesine top atışları düzenleyerek çocuk katliamı yaptı. Katliamda 8’i çocuk 12 sivil şehit düştü. Yine çocuklar başta olmak üzere çok sayıda sivil de yaralandı.
ANHA/ŞEHBA

Efrînli öğrenciler BM temsilciliği önünde



Efrînli öğrenciler, işgal saldırılarının yıl dönümünde BM temsilciliği önünde düzenledikleri eylemle Türk devletini protesto etti.
Cizîr Bölgesi Efrînli Öğrenciler Meclisi üyeleri, Türk devletinin Efrîn’e yönelik işgal saldırılarının 2. yıl dönümünü, Qamişlo’daki Birleşmiş Milletler (BM) temsilciliği önünde düzenledikleri basın açıklamasıyla protesto etti. “Kürtlerin payına düşen her zaman direniş, mücadele ve serhildan olmuştur” denilen açıklamada, Kürt halk düşmanlarının tarih boyunca Geliyê Zîlan, Dêrsim, Enfal ve Halepçe’den Kobanê, Efrîn ve son olarak Serêkaniyê ile Girê Spî’de katliam ve imha saldırıları gerçekleştirdiği hatırlatıldı.
Bu saldırılara karşılık Kürtlerde direniş kültürünün geliştiğini kaydedilen açıklamada, şunlar ifade edildi: “21. yüzyılın çete başı Erdoğan, kara gün olarak tarihte anılan 20 Ocak 2018 günü Efrîn’e saldırmıştır. Efrînli Öğrenciler Meclisi olarak bu kara günü şiddetle kınıyor; sözde insan hakları, kadın hakları ve çocuk haklarını koruyan kurumlara ‘sessizliğinize artık yeter’ diyoruz. Her zaman var olduk, var olacağız. Efrîn’in özgürleşene kadar mücadele edeceğiz.”
Açıklamanın okunmasının ardından eylem ”Bijî Berxwedana Efrînê” ve ”Terörist Erdoğan” sloganlarıyla sona erdi.

Yorumlar