Mardin’in Nusaybin ilçesi kırsalında 9 Ocak’ta
yapılan ev baskınlarında aralarında Mor Yakup Manastırı Rahibi Sefer
(Aho) Bileçen ile Süryani yurttaşların da aralarında bulunduğu 10 kişi
gözaltına alındı. Halen biri Süryani 6 kişi gözaltında tutulurken, Rahip
Bileçen “Örgüte yardım ve yataklık yapmak” iddiasıyla tutuklandı.
Yakalanan ve “pişmanlık yasasından” faydalanan bir kişinin
verdiği ifadeyle 2018 yılında Jandarma tarafından tutulan bir tutanağın
Rahip Bileçen’in tutuklanmasına gerekçe yapıldığı ortaya çıktı. Söz
konusu ifadede yakalanan kişinin Bileçen hakkında, “Manastıra
gittiğimizde ekmek ve su alırdık” şeklinde beyanda bulunduğu yer
alırken, yine 2018 yılında tutulan tutanakta “7 HPG’linin Mor Yakup
Manastırı’na girdikleri” iddiası yer aldı.
Mezopotamya Ajansı’ndan Ahmet Kanbal’ın haberine göre
tutanakta söz konusu olaya dair İHA ile çekilen görüntüler yer alırken,
avukatların talep etmesine rağmen söz konusu görüntüler gösterilmedi.
Rahip Bileçen, ifadesinde 2018’de yaşanan olayla ilgili daha önce
Jandarmanın manastıra geldiğini ve yaşanan durumu anlattığını
söyleyerek, gelen kişilerin kendisinden su istediğini ve daha sonra
ayrıldığını beyan etti.
Tutuklama gerekçesi akıl dışı
Rahip Bileçen’in tutuklanmasına Süryanilerden tepki geldi.
Süryani Dernekler Federasyonu Başkanı Evgil Türker, 1990’lı yıllarda
köylerini terk etmek zorunda kalan Süryanilerin yıllar sonra köylerine
geri dönmeye başlamasıyla Bileçen’in da rahip olarak Bagok Dağı
eteklerinde bulunan Mor Yakup Manastırı’na geldiğini ve harabe halde
olan Manastırı onararak 2013 yılında ibadete açılmasını sağladığını
söyledi. Tutuklama gerekçesini “akıl dışı” olarak nitelendiren Türker,
devletin Rahip Bileçen’in durumunu göz önüne alma zorunluluğu olduğunu
ifade ederek, “Kendisini Tanrı’ya adamış, dili, dini, ırkı, ideoloji ne
olursa olsun, rahipler yanlarına gidenler bir yardım istedikleri zaman
bunu yapmak zorundalar” dedi.
Manastır kapatılmak mı isteniyor?
Bileçen’in bir an önce serbest bırakılması gerektiğini
söyleyen Türker, “Bir avuç Süryani kalmış Mardin ve çevresinde. Devlet,
kendisine ‘ben ne yapıyorum?’ diye sormalı. Diasporadaki Süryaniler ve
Türkiye’deki Süryaniler arasında ciddi bir etki yaratacak. Devlet geri
adım atıp Rahip Aho’yu bırakırsa, kendi hanesine bir iyilik yazar. Yoksa
Süryanileri kendi karşılarına alır ve bu da hiç iyi olmaz. Belki bir
Trump’ımız (Donald Trump) yok ama Türkiye’de ikinci bir Rahip Brunson
vakası yaşanacak” diye konuştu.
Mor Yakup Manastırı’nın 2019 yılında binlerce turisti
ağırladığını dile getiren Türker, “Bunda rahip Aho’nun etkisi
tartışılmaz. Şimdi bu manastırın kapısı kapanacak. Tekrar eski kaderine
terk edilecek. Yıllarca bu manastır kapalıydı. Harabe durumdaydı. Rahip
Aho insanları oraya çekmek için çok şey yaptı. Şimdi bu rahibi bu
şekilde tutukluyorsanız, bu açıkça ‘Manastırın kapısına kilit vurun’
anlamına geliyor” tepkisinde bulundu.
İlk kez bir Süryani rahip tutuklandı
Mardin Süryani Birliği Başkanı ve Denge Denetleme Ağı
Mardin İl Koordinatörü Yuhanna Aktaş, Süryanilerin yıllardır yurt dışına
göçe zorlandığını belirterek, “Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir şey.
İlk defa bir Süryani rahip tutuklandı. Sözün bittiği yerdeyiz”
ifadelerini kullandı. Aktaş, şunları söyledi: “Süryanilerin anavatanları
olan Mezopotamya’ya Turabdin’e geri dönüşlerinin önünü kesmeye dönük
bir gözdağı ve tutuklamadır. Bu tutuklama bölgede yaşayan Süryanilere
bir gözdağı vermektir. Manastırda yaşayan bir rahibi tutuklamaya varan
bir hukuk sistemi ile bu bölgede yaşamamız daha da zorlaştı artık. Bu
hem yurt içinde hem de yurt dışında çeşitli yürüyüşler ve eylemler
gerçekleştireceğiz. Sivil toplum örgütlerimizin buna sert tepkileri
olacak. Daha önce böyle bir durum ile karşılaşmadık. Rahibi tutuklamaya
kadar geldi ise zihniyet, burada farklı halkların, inançların geleceği
tehlike altında. Buna yönelik eylemsellik düzenlememiz gerekiyor.”
Süryaniler için kırılma noktası
Süryani Gazeteci-Aktivist David Vergili, Süryani
manastırlarının kapısının herkese açık ve her yıl binlerce yerli ve
yabancı turisti ağırladığını belirterek, “Gizlilik kararı ve hatta
gözaltı bile gerektirmeyen bir durumda, çok ender bir durumla Rahip
Aho’nun tutuklaması Süryaniler için kuşkusuz bir kırılma oluşturacaktır”
dedi.
Süryaniler mesajdır
Süryanilerin Rahip Bileçen’in serbest bırakılmasını
beklediklerini sözlerine ekleyen Vergili, “Bu olayın etkisi Süryaniler
nezdinde ağır olacak ve etkisi görülecektir. Muhtemelen bölgeye yapılan
geri dönüşlerde bir azalma, güven kaybının derinleşmesine yol açacaktır.
Rahip Aho’nun tutuklanması kesinlikle bütün Süryanilere bir mesajdır.
Ancak bu mesaj, öncelikle devletin demokrasi, özgürlük ve hukuk
karnesine yazılacak olumsuz ve kötü olarak not edilecektir” diye
belirtti.
1990lı yıllar
“Bu karar, haksız ve hukuk dışı bir karardır. Ayrıca,
Süryanilere gözdağı niteliğindedir” diyen Vergili, sözlerini şöyle
sürdürdü: “Bütün bölge toplumunu derinden etkileyen karanlık 1990’lı
yıllarda da Süryani din adamlarına yönelik saldırı ve tutuklamalar
gerçekleşmişti. 1915 ile ilgili açıklamalarından dolayı Diyarbakır
Meryem Ana Kilisesi Ruhanisi, biri Papaz diğeri Rahip, iki din insanının
fidye için kaçırılması ve en önemlisi ise Mor Gabriel Manastırı ve
Turabdin Metropoliti Mor Samuel Aktaş’ın izinsiz bir şekilde manastırdan
alınıp götürülmesi. Bununla beraber, Süryanilere yönelik faili meçhul
cinayetler ve baskıları da ayrıca not düşmek gerek. Bugün itibariyle,
Rahip Aho’nun tutuklanması tekrar eski pratiklerin gün yüzüne çıkmasını
hatırlatmakta ve bir bütün Süryanilere de bir mesaj göndermektedir.” AMED
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Güncel haber, yorum ve analizleri
Almanca haberler için (Deutsch): @yopdeutsch
#YeniÖzgürPolitika
@y_ozgurpolitika hesabından takip edebilirsiniz.
Rûpelê fermî yê PolîtîkAzad @PolitikAzadAlmanca haberler için (Deutsch): @yopdeutsch
#YeniÖzgürPolitika
Yorumlar
Yorum Gönder