Tutsak Polat katledildi


Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde mide kanaması geçiren, ancak götürüldüğü hastanede ”yer olmadığı” gerekçesiyle geri gönderilen tutsak Hüseyin Polat’ın ertesi gün cenazesi çıkarıldı.
Türk cezaevlerinde 457’si ağır olmak üzere bin 334 hasta tutsak var. Tedavileri yapılmadığı gibi tahliyeleri de çeşitli bahanelerle engellenen tutsaklara yavaşlatılmış ölüm dayatılıyor. Son iki yılda 46 tutsağın cenazeleri ailelerine verildi.
24 yıldır cezaevinde tutulan Hüseyin Polat da hasta tutsaklardandı. Tekirdağ F Tipi Kapalı Cezaevi’nde 25 Ocak günü mide kanaması geçiren Polat, hastaneye götürüldü. Polat, burada ‘yer olmadığı’ gerekçesiyle cezaevine geri getirildi.
Bu sırada ailesiyle telefonda görüşme imkanı bulan Polat, kendisine sadece bir iğne yapılarak cezaevine geri gönderildiğini, vücudunda şişlikler oluşmaya başladığını aktardı. Telefonda ”Öleceğimi hissediyorum” diyen Polat, bundan kısa bir süre sonra hayatını kaybetti.
Polat’ın cenazesi, Bursa’nın Kestel ilçesinde toprağa verildi.
BURSA

 

Rojavalı tutsaklara görüş yok

Çeşitli cezaevlerinde tutulan 22 Rojavalı tutsak, ailelerinin kimliklerinin olmamasından dolayı görüşe çıkamıyor.
Bandırma 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan ve 1993’ten bu yana tutuklu bulunan Zeki Kayar, tabi tutuldukları hak ihlallerine ilişkin İHD Mersin Şubesi’ne mektup gönderdi. Kayar, Suriyeli tutsakların ailelerinin kimlikleri olmadığı için görüşemediği bilgisini paylaştı. Kayar, tutsakların isimlerini şöyle sıraladı: Dijwar Nesri İsmail (Bandırma 1 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi), Hasan Abdo (Bandırma 1 No’lu T Tipi), Riyad Ahmed, Hasan Kasım, Ahmet Haci Hemo (İzmir Şakran 4 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi), Fatma Sida, Lamia Aso (Şakran Kadın Kapalı Cezaevi), Hacer Halil Yusuf (Gebze Kapalı Cezaevi), Abdulhamit Ahras (Bandrıma 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi), Sirvan Kubadi (Elazığ Yüksek Güvenlikli Cezaevi), Beşar Süleyman (Kayseri Bünyan Kapalı Cezaevi) ve hangi cezaevinde olduğunu bilemediğim Emin İbrahim, Tevfik Miha, Mecit Hemo, Enver Ehmed, Mehmet Bıra, Ahmet Huseyin, Abdulselam Şexmus, Mustafa Seydo, Şikri Evda, Mehmet Mahmo, Manaf Osman.

29 yılda sadece bir görüşme 
Kayar, mektubunda 1991’de Van’da gözaltına alınıp tutuklanan Qamışlo’nun Amudê ilçesinden olan 7 çocuklu Dijwar Nesri İsmail’in durumuna değindi. İsmail’in 1991 ila 2013 yılları arasında sadece bir kez ailesiyle görüşebildiğini aktaran Kayar, bu görüşmenin İsmail ailesinin yoğun çabasıyla gerçekleştiğini ve akabinde ise Bandırma Cezaevi’ne sevk edildiğini kaydetti. Kayar, şunları yazdı: ”7 yıl önce Siirt Cezaevi’ndeyken annesi, babası ve kardeşi belgelerle görüş yaptılar. Cezaevine 1991 yılından 2013 yılına kadar sadece o gün görüş yaptı. Eğer buraya getirilmeseydik belki sonraki yıllarda da yılda bir defa da olsa çocuklarını görebilecekti. Ama o seferki görüşten sonra yeni bir görüş gerçekleşmeden toplam 72 kişiyi Bandırma Cezaevi’ne sevk ettiler. Burada da zaten hiç görüşçüsü gelmedi. Merak ediyorum acaba AİHM ve dünyanın en adil mahkemeleri her hangisiyse bu durumu nasıl değerlendiriyor? ‘İhlal, göçertme ve işkence’ gibi kavramlar bu insanlık trajedisini tam olarak tanımlayabilecek olan kavramlar mıdır?”
MA/MERSİN

Yorumlar